Öner

Öner
Öğretmen
Lisans
Ankara/Düzce
Kırşehir, 20 Aralık
215 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Düşünürlerin meydana çıkmasından zorbaların çok büyük payı vardır. Zincire vurulan söz, korkunç bir sözdür. Bir zorba halkı susmaya zorlarsa, yazar yapıtlarının biçimini iki üç kat güçlendirir. Bu sessizlikten, düşünceye süzülen ve tunç gibi donan gizemli bütün çıkar. Tarihteki baskı, tarihçideki vecizliği yaratır. Falan ünlü yazıdaki granit sağlamlığı, zorbanın yaptığı yağmadan başka bir şey değildir.
Oda Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayatın en yüce mutluluğu kişinin sevildiğine , kendisi olduğu için hatta kendine rağmen sevildiğine inanmasıdır .
Oda Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Nereye gidiyordu? Bunu söyleyebilecek durumda değildi. Niçin acele ediyordu? Bilmiyordu. Önü sıra rastgele gidiyordu. Nereye? Hiç şüphesiz Arras’a ama başka bir yere de gidiyor olabilirdi. Zaman zaman bunu hissediyor, ürperiyordu. Gecenin karanlığına, bir uçuruma dalar gibi dalıyordu. Bir şey onu itiyor, bir şey onu kendine doğru çekiyordu. İçinden geçenleri kimse söyleyemez, ama herkes bunu anlar. Hangi insan, hayatında hiç olmazsa bir kere olsun bilinmezliğin bu karanlık mağarasına girmemiştir? Zaten hiçbir şeyi çözmemiş, hiçbir şeye karar vermemiş, hiçbir şey tespit etmemiş, hiçbir şey yapmamıştı. Bilinç fiillerinden hiçbiri kesinlik taşımıyordu. Hâlâ başlangıç noktasındaydı, hem de her zamankinden çok.
Oda Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsan vicdanının şiirini yazmak, bir tek insan için bile olsa, insanların en önemsizi için bile olsa, bütün destanları tek bir üstün ve nihai destanda eritmek olur. Vicdan, insanı utandıran vehimler, tamahkârlıklar, girişimler karmaşası, hayaller fırını, fikirler ini, safsataların kaynaştığı cehennem başkenti ve ihtirasların savaş meydanıdır. Bazı saatlerde düşünen bir insanın kurşun rengi almış yüzünden içeri girin, arkasına bakın; bu ruha, bu karanlığa bakın. Orada, dış sükûnun altında Homeros’taki gibi devler arasındaki mücadeleler, Milton’daki gibi aslan pençeli, yılan kuyruklu ve kanatlı canavarların, yedi başlı yılanların ve hayalet sürülerinin birbirleriyle giriştikleri kavgalar, Dante’deki gibi hayal girdapları vardır. Karanlık bir şeydir bu sonsuzluk; her insan bunu içinde taşır ve beyninin iradesini, hayatının işlerini bunun ölçüsüne vurup umutsuzluğa düşer.
Oda Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Fantine’in hikâyesi nedir ki? Bu sadece tutsaklar satın alan bir toplumdur. O, tutsağı kimden satın alıyordu? Sefaletten, açlıktan, soğuktan, yalnızlıktan, mahrumiyetlerden. Ne kederli bir pazarlama! Tek lokma ekmek karşılığında bir Ruh. Sefaletle geleni, toplum hemen bağrına basıyordu. Dinsel yasalar güya, Avrupa uygarlığında köleliğin ortadan kaldırıldığını söyler. Bu bir kandırmaca. Kölelik her zaman var, fakat artık sadece kadının omuzlarına yüklendi ve bunun adı da «fahişelik».
Oda Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı