Hocamızın bile anlayamadıklarını anlatan. Detaylara bilgilere boğan bir eser. Bütün detaylarıyla insana bilgiyi tam elden veriyor. Örnek bolluğu ile konuyu kavramada çok etkileyicidir. Bu kitap okurken "p-q-r-s" ye "değil, ancak ve ancağa, veya" derken anamın bu kız kalan aklını yediği dediği eser beni tam anlamıyla öğrenmeye itiyor. Akıl var mıydı? Akıl önceden olmamı? diye sormamak için kendimi zor tutmuştum. Bir psikolog adayı olarak akıl hastanesine yatarsam olmayan kariyer çabalarım boşa gidecek.
Marie Lu bu serisi kitabın adı gibi efsane. Nefes almadan okuyup bir yandandan da bitmemesi için arada elimden indirmek istedim. Okuyorken herşeyin capcanlı bir şekilde gözümde canlanması beni etkileyen hususlardan biriydi. Kitabın içeriği gibi görünüşü de etkiledi. Kızın ağzından anlatıldığı kısımlar siyah mürekkep kullanıldı. Erkeğin ağzından olan bölümler işe kahverengi. Zıtlığın aynı zamanda da benzerliğin bir bütününü oluşturdu. June tam puan alıp asker olarak hayatını yükseltirken Day de sınavdan kalarak zorlukla hayatta tutunmaya başlar. Öldü sanılan day ailesi dahi yaşadığını bilmezken. Devlet tarafından aranan en önemli suçlu unvanı alır. Ailesi salgına yakalanmış olan Day ilacı çalmak için her yolu dener. June asker olarak, abisinin katilini yakalama görevi ona verilir. Day ile June'un zorlu, çekişmeli, aksiyonlarla dolu bir ütopik hayattı anlatır.
Ölmeden okumanızı tavsiye ederim.