Onur K.

Değişim ve çeşitlilik göstermeyen bir çevre, sadece bireyi köreltmekle kalmaz, türümüzün gelişimini de olumsuz yönde etkiler. Yaşama mekânımızdaki totalitarizm, saptanmış standartlara tutsaklığımızın simgesi olmakla kalmayıp, türümüzün varlığına bir tehdit de oluşturuyor olabilir. Aynı mekânda yenilen, içilen, müzik dinlenen, dans edilen ve kanepelere uzanılıp felsefe tartışılan son Roma sempozyumlarından bu yana 2000 küsur yıl geçti.
Sayfa 60·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Her aşk farklı olduğuna göre her aşkta, paylaşılan sözcükler de farklı olur, diye düşünüyor insan. Ama, hayır! Kalıp sözcükler, yaşadıklarımızdan daha önemli. Ve “seni seviyorum” tümcesindeki totaliter sahiplenme, tüm aşk deneyimlerini standartlaştırıyor. Aşkı nicelleştiriyor. Halbuki Aşk, sözden önce de vardı.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Içsel yasşamlarımız için beynin işleyişine bağımlı olsak da beyin kendi şovunu yürütür. Operasyonlarının çoğu bilinçli zihnin güvenlik izninin üzerindedir... Bilinciniz, Atlantik’i geçen bir buharlı gemideki küçük bir kaçak yolcu gibidir: Ayaklarının altındaki muazzam mühendisliğin farkına varmaksızın yaptığı seyahat için tebrikleri kabul ediyor.
Sayfa 142·Kitabı okuyor
Tek bilebileceğimiz, yanılabilir duyularımızın bize onun hakkinda ne söylediğidir. Kant’a göre fenomenleri deneyimliyoruz ancak bu fenomenlere neden olan “gerçek dünya” şeyleri erişilebilir değildir. Bu gerçeklik anlayisi esas olarak, kuantum fiziği tarafindan büyütülmüş bir olgudur.
Sayfa 126·Kitabı okuyor
Nihayetinde, birey Önemli değildir. Mesele şu ki, ne olduğunuz açısından, sizin ve benim ortak atalar paylaştığımıza süphe yok ve ikimiz de kraliyet soyundan geliyoruz. Yine de fazla böbürlenmeyin. Ayrica katillerin, serserilerin ve hirsizlarin soyundan geliyorsunuz.
Sayfa 52·Kitabı okuyor