Yaban, Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu köylüsünün yaşamını, şehirden kopup köye sığınan eski bir gazi subayın gözünden anlatırken yalnızca bir dönemi değil, bir milletin iç çatışmasını da gözler önüne seriyor. Roman boyunca Anadolu insanının gündelik yaşamına, yoksulluğuna, korkularına ve çaresizliğine tanıklık ediyoruz. Bunun yanında köydeki cehalet, çıkar çatışmaları ve halkın içinde bulunduğu umursamazlık hâli, dönemin panoramasını köyün penceresinden görmemizi sağlıyor. Köyün ileri gelenlerinin de etkisiyle, köylünün içine düştüğü o cehalet pençesinde kıvranan insanları anlatan bu kitapta, aynı pençenin sıkılı yumruğundan süzülerek damlayan milli kurtuluşun neferlerinide okuyacaksınız. O neferler yine o küçümsenen köylülerdir. İşte bu yüzden roman yalnızca bir savaş anlatısı değil; Anadolu’nun ruhuna tutulmuş sert ve sarsıcı bir aynadır.