Şu dünyayı adamakıllı görmeden, dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz?
Birden dünya çok büyük gelmişti. Başkasının elbisesi gibi üstümden sarkmıştı hayatım. Artık onu giymek istememiştim. Ölmek istemiştim. Hayır, ölmek istediğim doğru değil. Sadece artık olmamak istemiştim. Hani sihirbazların kutularına girip, sonra kapak açıldığında artık orada olmayan kızlar gibi. Ama böyle kılçıksız bir kurtuluş mümkün değildi. Bir kere doğduktan, doğmuş bulunduktan sonra, hayatta olmamanın ille de ölmek anlamına geleceğini, sanırım ilk o zaman fark ettim.