Orhan D. Tanşeknay

Orhan D. Tanşeknay
Kendimi bir kaç cümleyle anlatmak kadar sevmediğim çok az şey vardır.
İnsan Terbiyecisi
Eh işte
Mersin
Kahramanmaraş, 11 Aralık 1985
53 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şimdi şu açlığa bir şey verecek sunacak olsam, imdat diye bağırır, benden ummaktan kendinde bulmaktan o kadar geçmiş ki
Sayfa 406·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bu hıyarın ilk tohumu bu kalabalık vasatı, hırsızı, arsızı, edepsizi, utanmazı, eşşoleşşeği, esnafoğlu esnafı, onun bunun Foucault'nun çocuğunu, 'Derya deniz, aradığımız adam, tam da gerçekleri söylüyor, ah ki ah yetiş,' diye anmaya başlar işte," deyip rahatça, "Herkesin her gün evinde söylediğini sen de söyle, duysunlar, bu hayvan sürüsü kendi bildiğini duymadıkça asla ve kat'a duydum demez, bir kez daha kahrolası bunlar kendi ezberlerine düşünce demekten yılmazlar, çünkü aslında makinedirler ve çalışırlar, sadece yağlayıcıya ihtiyaçları vardır, alimleri de işte bunlara püskürten, sıkan, oluk oluk fitne akıtandır. Hop yapıştır alim rozetini yakana, hah yakıştı da, zaten bir insan şerefsizleştikçe ona her şey yakışır, valla gençliğinde yakışmazdı inan yakışmazdı, şimdi cuk oturdu,"
Sayfa 344·Kitabı okudu
Evet Azizim, işte bu vasatı alkışlayan vasat altı ve ahlak altı bir kitle vardır. Buna etraf denir. Cennet nasıl bir yer dense bana tek cümle ile bunların olmadığı yer derim. Yani iyiyi seçemeyen, iyiye dönemeyen, yükseğe burun kıvıran, inatla, küfr-ü inadi ile iyiye iyi demeyen, ardını dönüp giden, bir de o hali ile alay edenler kalabalığı. Bunların olmadığı, bunların helak bulduğu yer her neresi ise orası cennettir. İsterse öyle ağaç yeşillik olmasın, bir kuru kaya, bir yudum su ama şerefli ve hakikatperver insanlar olsun, yine cennettir, hem de alası.
Sayfa 344·Kitabı okudu
Tam gönlüne göreyi, tam istediğin gibiyi bulup da sevmek kendine sevgiyi nikaha almaktır Azizim. Düşün ki evvelin nabekarları fahri kainat efendimizi de beğenmiyorlardı, Muhammed Ali de o beğenilmeyenlerdendi, Meryem de ırzı hakkında konuşulan, İsa aleyhisselam en bir şeye tutulmayandı, falan filan. Aslına bakarsan haşa Allah'ı da tam beğenen yok. 'Kuşları ne güzel renk renk farklı ötüşlerle halk etmiş süphanallah' der demez eşşoleşşeğin aklına hemen peki dünyada neden bu kadar adaletsizlik var, neden iyiler böyle, katiller şöyle, hıyarlar çekirdekli, bazı karpuzlar kelek diye geliyor. Ha canım, adalet ne hak ne sen daha iyi bilirsin, ne olsa dayın adalet yüksek okulunda okudu, sen de gazete ve birkaç kitap okudun, sen Allah olduğunda, parti lideri gibi başa sen geçtiğinde yani, düzeltirsin dünyayı, yağmur ormanlarını iki katına çıkarır, karıları iki ferçli, kendini de zeker be desti vakur yaparsın olur biter, alem de senin şeyini görür...
Sayfa 332·Kitabı okudu
Devir aşık olmanın da, uğruna terkin de kolay olduğu devir değildi. Öyle anlatılandan arasa herkes gibi ancak kendine aşık olur onu da olamaz kendinin sapığı, kendinin haz elçisi, kendinin papazı olurdu, boşuna bilmem ne yap papazı dost olasın dememişlerdi. Aramak artık aradım da bulamadım demenin müsterihlik yokuşunun sonundaki koltuktu, bayağı da rahattı. Bulunmak bile artık istenecek şey değildi muhakkak. Bunu kendinde cevher olan herkes bilebilirdi.
Sayfa 329·Kitabı okudu