"Derdim! Yeter, sakin ol , dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam;
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten, kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte.
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel derdim! Ver elini bana, gel şöyle"
Atman'ı arıyor brahman'ı arıyordum; Ben'imi parçalara ayırmak, kabuklarından birer birer soyup almak ,bilinmedik özünde tüm kabukların çekirdeğini , Atman'ı , yaşamı , Tanrısal'ı o en son nesneyi ele geçirmek istiyordum. Ama bunu yaparken kendi kendimden oldum.