dersim özel

dersim özel
Lispector, Perec, Muller, Handke, Cortazar, Bernhard,Vian, Abe
19 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
dersimozel
Puan vermedi·448 syf.··
2026 87. kitabı
ʏᴏʟᴜɴ sᴏɴᴜɴᴅᴀᴋɪ ᴋᴀᴅıɴʟᴀʀ Yazardan okuduğum üçüncü kitap ve üçüncü kez derin bir felsefi ve psikolojik sorgulamanın içine hapsoldum. Eğer daha önce yazarın kalemiyle tanıştıysanız ne demek istediğimi çok iyi biliyorsunuzdur. Okurken düz bir çizgide ilerlediğinizi sanıyorsunuz ama bir bakmışsınız yazar sizi o meşhur Möbius şeridine bağlamış. Başladığınız yere bambaşka bir farkındalıkla geri döndürmüş. Yine tam anlamıyla beynimi yakmayı başardı. ​Polisiye ve gerilim türünü felsefi bir derinlikle harmanlayarak işlemiş. Bildiğimiz o klasik polisiyelerden çok farklı. Cinayetten ziyade, insanın ve toplumun karanlık dehlizlerini hedef almış. Kitapta öyle bir atmosfer var ki savruk, gerçeklikle bağı kopmak üzere olan bir Cinayet Büro komiserinin peşine takılıp gidiyorsun. Gidiyorsun ama çoğu yerde de "bir dur ya ne oldu, anlamadım ki" diyerek anlık bir duraksama yaşıyorsun. Ama yazarın asıl dehası, olayları anlatırken kurduğu o döngüsel kurguda saklı anlıyorsun... ​Adından da anlaşılacağı gibi , kitabın merkezinde kadınlarımız var... Üst üste işlenen ve ilk başta bağımsız görünen kadın cinayetlerinin izini sürerken, aslında çok daha derin toplumsal yaralarımıza bir kez daha şahit oluyoruz. Farklı dünyalardan gelen ama maruz kaldıkları baskı, şiddet ve yalnızlıkta ortaklaşan kadınların hikayesi. ​Kötülüğün uzaklarda bir yerde değil, hayatın tam içinde, ne kadar sessiz ve derinden barınabildiğini ne güzel ifade etmiş... Velhasıl severek okuduğum bir roman daha kütüphanem de en güzel yerini aldı. ​Benden söylemesi, okurken kahvenizi sert, zihninizi açık tutun.. ​
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Reklam
10/10
·448 syf.··
2026 77. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
Herkese merhabalar Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatmaz; okurken insanın zihnine yerleşen sorular bırakır. Bu kitap da benim için tam olarak böyle bir okuma oldu. Psikolojik polisiye türünde olmasına rağmen, olay örgüsünden çok karakterlerin zihinsel dünyasının öne çıktığı bir anlatı sunuyor. Uzun yıllardır mesleğinin yükünü taşıyan bir komiserin gözünden ilerlerken, gerçekle hayalin birbirine karıştığı bir atmosferin içine giriyoruz. Karakterin yaşadığı iç çatışmalar ve zihninde taşıdığı yük, hikâyenin en dikkat çekici yanlarından biriydi. Okuma boyunca beni en çok etkileyen nokta ise satır aralarında karşımıza çıkan toplumsal yaralar oldu. Yalnızca bir suç hikâyesi okumuyor, aynı zamanda geride bırakılmış hayatlara, yarım kalmış hikâyelere ve duyulmayı bekleyen seslere de tanıklık ediyoruz. Bu yönüyle zaman zaman sarsıcı, zaman zaman da düşündürücü bir okuma deneyimi sundu. Kurgunun merkezindeki gizem unsuru merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Sayfalar ilerledikçe cevaplardan çok yeni sorularla karşılaşıyor, hikâyenin nereye varacağını öğrenmek için okumaya devam ediyorsunuz. Özellikle psikolojik tahliller ve karakterlerin iç dünyalarına yapılan yolculuk, kitabın atmosferini güçlendiren detaylar arasındaydı. Okurken yalnızca olayların peşinden gitmek değil, insan ruhunun karanlık ve kırılgan yanlarına da yaklaşmak isterseniz bu kitaba bir şans verebilirsiniz. Kitapla kalın
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2025 192. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2025 00:00
"SARI" "Yaşamak, mümkün olana inanmaktır." Ama ya yaşarken geride hiçbir mümkün kalmadıysa? Ya da o mümkün dediğimiz şeyin, çok önceden elimizden alındığını fark edersek?" Kendini bir hastane odasında, büyük bir kazadan sağ kurtulmuş tek kişi olarak bulan bir adamın öyküsüyle başlıyor her şey. Dışarıdan bakıldığında mucize gibi görünen bu olay, aslında içsel bir felaketin kapısını aralıyor. Bir gümrük müdürü, bir devlet görevlisi, bir baba belki ama en çok da sıradanlığın içinde kaybolmuş bir insan. Çok büyük bir kazadan yalnızca kendisi kurtulmuştur. Hayatta kalmış olabilir ama yaşamın kıyısında, neredeyse hiçbir şeye sahip olmadığını fark ettiğinde gerçek yüzleşme başlıyor: Kendisiyle. Herkes onun yaşamasını bir mucize olarak görürken, o kendisine şu soruyu sormaktadır: "Bu mucizeyle ne yapacağım?" Yaşamak, sadece nefes almak değildir. Hele ki geçmişin, sevgi yoksunluğunun ve içi boş rutinlerin gölgesinde bir ömür sürmüşseniz, hayatta kalmak bazen en ağır cezaya dönüşebilir. Adamın hikâyesi burada başlar. Kendisinden başka herkesin öldüğü o kazadan sonra, hayatını değiştirmek istemiştir. Fakat dönüp etrafına ve içine baktığında, elinde değiştirecek hiçbir şeyin kalmadığını fark eder. Ne bir hayal, ne bir dost, ne bir duygu… Ve bu fark ediş onu öfkeye sürükler. Kendine, geçmişine, hayata öfkelenir. Bu öfkesi geçip gitmez onunla birlikte kalır, büyür, şekil değiştirir. Derken tuhaf şeyler olur: Adam yaptıklarını hatırlamamaya başlar. Boşluklar oluşur zihninde, süreksiz zamanlar… Gerçeklik yavaşça bükülmeye, akıl ve bilinç sınırları silinmeye başlar. Çocukluğundan beri sevgisiz büyümüş bu adam, hayata hep eksik başlamıştır. Sevgi yokluğu sadece bir eksiklik değil, bazen bir delilik zeminidir. İnsan sevilmediği için değil, hiç sevilmediğini düşündüğü için kötülüğe
SarıDersim Özel · Edebiyatist Yayınevi · 2025193 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2025 13. kitabı
"Bazen geçmiş, yalnızca hatırlamak için değil, iyileşmek için geri gelir." Sarı, bir kazadan sağ kurtulmuş bir adamın hikâyesi gibi başlıyor. Ama birkaç sayfa sonra anlıyorsun: Bu, sadece hayatta kalmanın değil, yeniden yaşamayı öğrenmenin öyküsü. İçine bastırdığın her şey, bir gün sessizce kapını çalar. Dersim Özel, kelimeleriyle işte tam o kapıyı aralıyor. Geçmişin unuttuğumuz, unutturmak istediğimiz köşe bucaklarını, büyük bir zarafetle önümüze seriyor. Ve anlıyorsun ki; her çocukluk anısı, her unutulmuş tebessüm, her bastırılmış acı… Seni bugüne getiren gizli bir yolmuş. Sarı bir renk değil burada, bir ruh hali. Yarım kalmış bir sevincin, tam iyileşmemiş bir yaranın rengi. Ne tam aydınlık, ne tam karanlık. İkisinin tam ortasında, insanı kendine baktıran o kırılgan ton. Kitabı okurken bir noktada fark ediyorsun: Sen de bir şeyleri arkanda bırakmadın belki… Sadece derinlere gömdün. Ve Sarı, o gömdüğün yerlere usulca iniyor. Sana acele etmeden, bağırmadan, incitmeden kendi hikâyeni anlatıyor. Dersim Özel’in kalemi, fazla söze ihtiyaç duymayan bir kalem. Her cümlede biraz susuyor, her suskunlukta biraz daha anlatıyor. Kitabı bitirdiğinde, yalnızca bir karakterin değil, kendi geçmişinin de içinde uzun bir yolculuk yapmış gibi hissediyorsun. Çünkü bazı kitaplar yalnızca okunmaz. Bazı kitaplar, insanı içinden geçirir... Ve Sarı işte tam da böyle bir kitap.
SarıDersim Özel · Edebiyatist Yayınevi · 2025193 okunma
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 00:24
SARI// DERSİM ÖZEL Bugün size beni hem hayrete düşüren hem de olay örgüsüne bayıldığım bir kitapla geldim. @dersimozel yazarımızın kaleminden #sarı kitabıyla... Yazarımızı bir çoğunuz "bir kalan olmalı" kitabıyla tanıyorsunuz ama ben "sarı" kitabıyla tanıdım. Uzun zaman boyunca aklımdan çıkaramayacağım ve etkisinde kalacağım bir kitap olacak. Kitap, karakterimizin 25 kişinin öldüğü trafik kazasında sağ çıkan tek kişi olmasıyla başlıyor. Hastanede yatırılırken doktor ve hemşirelerin hatta gazetecilerin bile mucize olarak adlandırılmasıyla kısa sürede tanınır hale geliyor. Hastaneden çıktıktan sonra bile bir çok olay başından geçer ve ölmeden tekrar aynı hastaneye gelir. Olan şeylerin hiç birinin gerçekten olduğuna inanmayan sürekli yaptığı şeyleri unutarak aslında yaşamadığını düşünen bir karakter. Yaşadığı şeylere anlam veremeyerek doktora başvurur. Kimseye anlatamadıklarını doktora anlatır. Onunla beraber çocukluk anılarına dönerek başından geçen olayları hatırlatarak ve bunları iyileştirmeye çalışarak seanslar düzenlenir. Sarı detayını ve karakterin iç dünyasını net anlamış oldum. Bir renk bir isim veya her hangi bir cisim aslında her insanın geçmişten gelen ve çok fazla anlam yüklediği anılarını tetikleyebiliyor. Yazarımız, karakterin iç dünyasını o kadar harika bir incelikte ve ustalıkla yazmış ki okuru hayrete düşürüyor. Betimlemeler o kadar ustaca işlenmişti ki karakterin dünyasında yolculuk yaptım. Çocuklukta annesi ve babası yüzünden yaşadığı travmalar geleceğini mahvetmek için yeterli bir sebep olmuştur. Aslında sanatla uğraşan tek derdi sergi açmak olan bir kişi. Yaşadığı travmalar , kendisi veya başkası tarafından hipnoz edildiği düşüncesi, çocukluk travmaları... Ne kadar görmezden gelip hayata devam etsek de aslında geçmişte yaşadıklarımız bilinç
SarıDersim Özel · Edebiyatist Yayınevi · 2025193 okunma