Hastane koridorlarında ayın belli günlerini kontrol ve tedavi için bekliyorum. Bu bekleyiş bazen insanın içine sessiz bir kaygı bırakabiliyor. O anlarda kendime küçük bir soru soruyorum:
“Kaygılanmam sonucu değiştirecek mi?”
Cevap çoğu zaman aynı oluyor: Hayır.
O zaman kendime şöyle diyorum:
“Bu düşünceye değil, başka bir şeye odaklanmalıyım.”
Çantamdan kitabımı çıkarıyorum ve okumaya başlıyorum.
Bir süre sonra hastane koridoru değişmiyor belki ama benim iç dünyam değişiyor. Zihnim başka bir hikâyeye, başka bir düşünceye doğru yol alıyor.
Kitap okumak bazen sadece bilgi almak değildir.
Bazen bir sığınak, bazen bir nefes, bazen de kaygının içinden geçerken insanın elini tutan sessiz bir dosttur.