Alpay Şirin

Altıncı Bölüm - AŞK
Evet, kusurluydu. Fakat gönül meselelerinde bunun ne önemi var? Biz insanlar bir şeyi sevdik mi severiz. Mantığın bunda yeri yoktur. Hattâ mantıksız sevgi pek çok açıdan gerçek sevgidir. Sevmek için bir sebep oldu mu herkes sevebilir. Böyle bir şey cebinize bir peni koymanız kadar doğaldır. Ama bir sebep olmadan sevmek... Kusurları bilip onları da sevmek... İşte bu nadir, saf ve mükemmel bir şeydir.
Sayfa 66 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dördüncü Bölüm - KATRAN ve KALAY
"Merhaba Kvothe." Yarım adım geri çekildi. "Leş gibi kokuyorsun." O günkü en içten tebessümümü ettim. "Merhaba Auri," dedim. "Sense güzel bir genç kız gibi kokuyorsun." "Evet," diye mutlulukla doğruladı beni. Biraz yana çekildi, sonra tekrar kaşlarını çatarak topuklarında ileri geri sallandı. "Bana ne getirdin?" diye sordu. "Sen bana ne getirdin?" diye karşılık verdim. Sırıttı. "Armut olduğunu zanneden bir ekmeğim. Bir de marul olduğunu sanan bir marulum." "Demek ki akıllı bir marulmuş." "Hiç de bile," diye nazikçe homurdandı. "Akıllı bir şey hiç kendini marul zanneder mi?" "Bir marul olduğu zaman bile mi?" diye sordum. "Özellikle o zaman," dedi Auri. "Marul olmak yeterince kötü zaten. Bir de öyle olduğunu düşünmek ne feci." Başını kederle iki yana sallarken saçları su altındaymış gibi bu hareketi taklit etti.
Sayfa 43 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
28. Bölüm
Hagen odadan çıktıktan sonra Michael babasına dönerek şakayla karışık, "Bunun dışındaki her şeyi bana öğretmiş olduğuna göre, insanları kırmadan nasıl hayır diyeceğimi de öğret bakalım," dedi. Don koca masanın gerisindeki koltuğa oturmak üzere yürürken, "Sevdiğin önemsediğin insanlara öyle sık sık 'hayır' diyemezsin. İşin sırrı da şimdi burada, bunu yaparken de 'evet' diyormuşçasına davranmalısın. Biraz sıkıntıya katlanacaksın, zamanını bekleyeceksin. ama sen bana bakma ben eski kafalı biriyim, sizler gençsiniz, yeni bir kuşaksınız," dedi.
Sayfa 493 - e Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
25. Bölüm
Hükümetler insanlar için fazla bir şey yapmadığı için işler buralara geliyor
Sayfa 444 - e Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
24. Bölüm
Yaşlı horozlar güneşin doğuşunu karşılayamazlar
Sayfa 428 - e Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat