Alpay Şirin

Yirmi Beşinci Bölüm - ARA -SEBEPLERE DUYULAN MERAK
"Hayatım boyunca kaç kere dayak yediğimi biliyor musun?" Tarihçi başını iki yana salladı. Kvothe kafasını kaldırıp sırıttı ve kayıtsızca omuz silkti. "Ben de bilmiyorum. Böyle bir şeyin insanın aklında kalacağını sanırsın. Kaç kemiğinin kırıldığını, yaralarına kaç dikiş atıldığını hatırlayacağını düşünürsün." Başını sağa sola salladı. "Ben hatırlamıyorum. Ama karanlıkta hıçkıra hıçkıra ağlayan o küçük çocuk daha dün gibi aklımda. Bunca yıl sonra bile." Tarihçi kaşlarını çattı. "Ama yapabileceğin hiçbir şey olmadığını söyledin." "Vardı," dedi Kvothe ciddiyetle, "ama yapmadım." Bir karar verdim ve o karardan bugün bile pişmanım. Kemikler kaynar, fakat pişmanlık ömrünün sonuna kadar yanındadır."
Sayfa 196 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
On Sekizinci Bölüm - GÜVENLİ YERLERE ÇIKAN YOLLAR
Zihnimizin sahip olduğu en büyük beceri belki de acıyla başa çıkmaktır. Klasik yaklaşım bize herkesin ihtiyacı doğrultusunda geçtiği dört kapı olduğunu öğretir. Birinci kapı uykudur. Uyku bize dünyadan ve onu dolduran tüm acıdan kaçabileceğimiz bir sığınak sağlar. Bir insan ağır yaralandığı zaman genellikle kendinden geçer. Aynı şekilde travmatik haberler alan birinin bayıldığı olur. Zihin ilk kapıdan işte böyle geçerek kendini acıdan korur. İkinci kapı unutmaktır. Bazı yaralar kısa zamanda kapanamayacak, hattâ belki de asla iyileşemeyecek kadar derindir. Ayrıca bazı anılar o kadar azap vericidir ki onlara alışmak mümkün değildir. "Zaman tüm yaraları iyileştirir" sözü yanlıştır. Zaman çoğu yarayı iyileştirir. Geri kalanlar bu kapının ardında saklıdır. Üçüncü kapı deliliktir. Bazen insanın aklı öyle bir darbe alır ki kendini delilikte saklar. Bu ilk bakışta faydalı gözükmese bile öyledir. Gerçekliğin acıdan başka bir şey getirmediği zamanlar vardır ve bu acılardan sakınmak için zihnin gerçekliği geride bırakması gerekebilir. Dördüncü kapı ölümdür. Son sığınak. Öldükten sonra bizi hiçbir şey incitemez. Ya da en azından bize öyle söylenir.
Sayfa 145 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
On Beşinci Bölüm - AVUNTULAR ve VEDALAR
Ebeveynlerim birbirlerine sarılarak dans ettiler; annemin başı babamın göğsüne yaslıydı ve ikisinin de gözleri kapalıydı. Hallerinden tamamıyla memnun görünüyorlardı. Öyle birini, yani size sarıldığı zaman hiç düşünmeksizin gözlerinizi dünyaya kapayabileceğiniz bir kişiyi bulabilirseniz, kendinizi şanslı sayın. Sadece bir günlüğüne, hattâ bir dakikalığına bile olsa. Müzik eşliğinde hafif hafif sallanmaları, bunca yıl sonra bile aşkı düşündüğümde aklıma gelen ilk görüntüdür.
Sayfa 130 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
8/10
·72 syf.·
Beğendi
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 13:27
·
2023 17. kitabı
Stefan Zweig
7.1/10 · 37bin okunma
On Beşinci Bölüm - AVUNTULAR ve VEDALAR
Gece bir ara annem beni ellerimden tutup kaldırdı ve karşılıklı dönerek dans etmeye başladık. Gülüşü rüzgara karışan bir müziğin notaları gibiydi. Beni döndürürken saçları ve eteği savruluyor, sadece annelerin kokabilecekleri gibi güven kokuyordu. O koku ve gülerek verdiği öpücük, Ben'den ayrılışımızın acısını diğer tüm eğlencelerin toplamından daha fazla azalttı.
Sayfa 127 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat