Alpay Şirin

Alpay Şirin
@Osirisis
Primum non nocere
Ölüm döşeğindedir şimdi eski sevda Ve mirasçısı olmayı bekler yeni sevgi; Uğrunda ölmek bile istenilen o güzel, Güzel değildir artık Juliet'in yanında. Romeo yeniden sever, bu kez sevilir de, Büyülenmiştir çekici bakışlarından eskisi gibi; Oysa Juliet, yakınır görünmek ister düşman diye Aşkın tatlı yemini çalan o korkunç oltalardan; Ve Romeo sunamaz sevgisini, aşk yeminlerini Bilinen aşk diliyle düşman sayıldığından. Kız da gönlünü kaptırmıştır ya, imkânları daha az, Bu ilk sevgilisiyle bir yerde buluşamaz. Ama sevgi güç verir, zamansa imkân Büyük engellerde bulur, büyük hazzı insan.
Sayfa 35 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Benvolio: Bu geleneksel şöleninde Capulet'lerin Birlikte olacak Verona'nın tapılan eşsiz güzelleriyle Senin çok sevdiğin Rosaline'nin; Git de bak bulanmamış gözlerle, Karşılaştır yüzünü sevgilinin sana göstereceklerimle: Kuğunun karga olduğunu o zaman göreceksin. Romeo: Gözlerimin sarsılmaz inancı, Kanarsa böyle bir yalana, ateş olsun gözyaşlarım Ve yaşlar içinde çoğu kez boğulup da ölmeyen bu gözler, Yakılsın günahkâr gibi cehennem ateşinde. Sevgilimden güzel biri ha! Her şeyi gören güneş Onun benzerini görmedi dünya yaratılalı beri.
Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Nasıl?
Benvolio: Beni dinle ve onu düşünme, unut! Romeo: Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir Rönesans ressamının gölge ve ışık düzeni nasıl içeriğin anlamını pekiştirirse, Shakespeare'in bu oyundaki ışığın kullanımı da öyledir. Bu oyunda ışık imgesi açısından iki karşıt mekân vardır: Bunlardan biri Romeo ve Juliet'in birlikte oldukları sahnelerdeki yarı karanlık(ay ışığı, yıldızlı gece, meşalelerle aydınlatılmış salon, Rahip'in loş hücresi, Capulet'lerin meşale ile aydınlatılan mezarı gibi), öbürü de bu iki âşığın birlikte olmadıkları, Romeo'nun ya da Juliet'in başkalarıyla oldukları sahnelerdeki gün ışığı. Aynı şekilde, her ikisinin de bulunmadığı sahneler ışıklı sahnelerde geçer. Romeo, Rosaline'in aşkıyla yanıp tutuşurken, gittiği CApulet'lerin balosunda Juliet'i ilk kez gördüğünde çarpılır ve "Parıldamayı öğretiyor bütün meşalelere," demekten kendini alamaz; Romeo ise Juliet için, "Gecenin içinde gün ışığıdır". Her iki sevgili de birbirini göz kamaştıran bir ışık olarak görür; çünkü her ikisi de hep yarı karanlıktadırlar. Romeo için Juliet, "doğudan yükselen güneş"tir. Birbirlerini cennetteki parlak yıldızlara benzetirler; Romeo, Juliet'ten söz ederken şöyle der: "Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi, Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan: Biz dönünceye dek siz parıldayın diye. Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde; Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı, Gün ışığının kandili utandırdığı gibi." Bu sözlerden sonra, sevgisinden gelen büyük bir coşkuyla, duygularını şöyle noktalar: "Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı." Juliet'in Romeo'ya yönelişi de aynıdır. Her ikisi de, ay ışığı ile gümüşlenmiş yıldızlı bir gecede konuşurlar. Juliet balkonda, Romeo balkonun altındadır. Ama her ikisi de birbirine olan duygularını ışığa duydukları özlemi dile getirecek biçimde
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"Zavallı Fletch. Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman anlamını da daha iyi öğreneceksin."
Sayfa 92 - Epsilon Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat