Beni kendi keyfimle baş başa bırakan,
Hiç elde edemediğim bir şeyle baş başa bırakmış oluyor.
Şu dünyada, okyanusta başka bir damla arayan
Bir su damlasından farkım var mı!
Nasıl o göze görünmeyen, meraktan bunalmış damla,
Eşini bulamayınca yıpranıp telef olursa,
Bir ana ile bir kardeşi bulmak için
Didinip uğraşan ben de öylesine yıpranıp telef oluyorum.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir insana aklın alabileceği en büyük tutkuyu, sevgiyi gösteriyorum. Bu dünyada ondan daha çok sevdiğim biri yok. Aklımda hep o var. Her endişem, her arzum, her sevincim onunla ilgili. Sadece ondan bahsediyorum, sadece onu düşünüyorum, sadece onu düşlüyorum, ancak onunla nefes alabiliyorum. Kalbim sadece onun için çarpıyor. Peki böyle bir aşkı o nasıl ödüllendiriyor? İki gündür onu görmüyorum. Bu iki gün bana iki koca yüzyıl gibi geldi. Sonra onunla tesadüfen karşılaşıyorum. Onu gördüğüm an kalbim duracak gibi oluyor, sevincim yüzüme vuruyor, ona doğru âdeta uçarak gidiyorum. O vefasızsa gözlerini benden kaçırıyor! Sanki daha önce beni hiç görmemiş gibi, yanımdan fırtına gibi geçip gidiyor!
Sayfa 57 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İtiraf etmeliyim ki ben kendime de biraz şeref payı çıkarıyorum; alkışlar beni etkiliyor. Bence güzel sanatlarda eserleri ahmakların önünde icra etmekten, yapılan besteler hakkında bir gerizekâlının söylediklerine tahammül etmekten daha büyük bir işkence olamaz. Oysa sanatın inceliklerini anlayan, bir eserdeki güzelliklere kucak açan, çalışmanızı gönül okşayıcı övgülerle ödüllendiren kişilerle çalışmak ne büyük zevktir, bilmem söylememe gerek var mı? Evet, yaptığımız şeyler için verilebilecek en tatlı ödül bunlara kıymet verildiğini görmek, sizi onurlandıran alkışları duymaktır. Bence emeklerimizin karşılığı bundan daha iyi verilemez. Aydın insanların övgüleri zevklerin en tatlısıdır.
Sayfa 2 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu