"Demek kitaplıkta, içinde yalanlar olan kitaplar da var..."
"Canavarlar, kutsal tasarımın bir parçasını oluşturdukları için vardır; onların görünümünde, Yaratıcı'nın gücü kendini ortaya koyar. Büyü kitapları, Yahudilerin kabalası, putatapan ozanların masalları, imkansızların yalanları da bunun için vardır. Bilge okur için, yalanlara yer veren kitaplar da, kutsal bilginin soluk bir ışığının parlayabileceği, yüzyıllar boyu bu manastırı kurup ayakta tutanların sarsılmaz ve kutsal inancı olmuştur. Bu nedenle, kitaplık bu kitapların da kasasıdır. Ama anlıyorsunuz değil mi, işte bu yüzden de, her önüne gelen oraya giremez. Hem sonra," diye ekledi Başrahip, bu son savın yetersizliğinden ötürü özür dilemek istercesine, "kitap kolayca incinebilen bir yaratıktır; zamanın geçişi acı verir ona; kemirgenlerden, kötü havalardan, beceriksiz ellerden korkar. Yüzyıllar boyunca, her önüne gelen elyazmalarımıza canı istediği gibi dokunabilseydi, bugün onların büyük bir çoğunluğu var olmazdı. Böylece kütüphaneci onları yalnız insanlardan değil, doğadan da korur ve yaşamını, gerçeğin düşmanı olan unutuşun güçlerine karşı yürüttüğü bu savaşa adar."