Alpay Şirin

"Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmayı beceremez, dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun."
Sayfa 137 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bağışla söyleyeceklerimi, ama bir dost gibi yürekten konuşuyorum, seninle. Bakıyorum, kendini yiyip duruyorsun, bakıyorum üzülüp tasalanıyorsun. Oğlun, sevgili dostum, tasalandırıyor seni, beni de öyle. Yavru kuş başka türlü yaşamaya, başka bir yuvaya alışık. Senin gibi tiksinti ve bezginlik duyarak zenginlikten ve kent yaşamından kaçmadı o, kendisi istemeden bütün bunlardan ayrılmak zorunda kaldı. Irmağa sordum, ah dostum, pek çok kez sordum ırmağa. Ama ırmak güldü her seferinde, benimle eğlendi, benimle ve seninle eğlendi, bizim aptallığımıza kahkahayla güldü. Her şey dengi dengine; senin oğlunun gelişip serpilebileceği bir yer değil burası. İstersen sen de bir sor ırmağa, sen de kulak ver söyleyeceklerine." Siddhartha, neşenin hiçbir zaman eksik olmadığı pek çok kırışıklıkla dolu içtenlikli yüze tasayla baktı. "İyi ama, nasıl ayrılabilirim ondan?" diye sordu usulcacık ve mahcup. "Bana biraz daha zaman tanı, sevgili dostum! Dinle, onun uğrunda savaşıp duruyorum, kalbini kazanmak istiyorum onun, sevgiyle ve samimi bir sabırla gönlünü fethetmek istiyorum. Bir gün onunla da konuşacak ırmak, o da seçilmiş kişilerden biri olacak ileride." Bunun üzerine daha da sıcak gülümsedi Vasudeva. "Kuşkusuz, o da seçilmişlerden biri. Peki ama biliyor muyuz, sen de ben de biliyor muyuz onun ne için seçildiğini, hangi yolları izlemek, hangi işleri yapmak, hangi acıları çekmek için seçildiğini? Katlanacağı acılar az buz olmayacak, yüreğinde bir gurur ve soğukluk var, pek çok acı çekmekten yakayı kurtaramaz böyleleri, pek çok yanılır, pek çok uygunsuz iş yapar, pek çok günahın yükünü yüklenir. Söyler misin bana, sevgili dostum, oğlunu terbiye ediyor musun? Zorla bir şey yaptırıyor musun ona? Onu dövüyor, onu cezalandırıyor musun?" "Hayır, Vasudeva, hiçbirini yaptığım yok
Sayfa 117 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
"O gizi de," diye sordu bir defasında dostu Vasudeva'ya, "sen de ırmaktan öğrendin mi o gizi, zaman diye bir şeyin olmadığını?" Vasudeva'nın yüzünü ışıl ışıl bir gülümseme kapladı. "Evet, Siddhartha," diye cevapladı Vasudeva. "Sen şunu demek istedin sanırım: Irmak aynı zamanda her yerdedir, kaynağı yerde, döküldüğü yerde, çağlayanda, kayıkta, akıntı yerinde, denizde, dağda, aynı zamanda her yerde ve onun için yalnızca şuan vardır, geçmişin gölgesi diye bir şey bilmez ırmak, geleceğin gölgesi diye bir şey de bilmez." "Evet, benim de kastettiğim bu," dedi Siddhartha. "Ve bunu öğrenir öğrenmez, hayatımı şöyle bir gözden geçirdim, o da bir ırmaktı, çocuk Siddhartha'yı genç Siddhartha'dan ve yaşlı Siddhartha'dan ayıran bir gölgeydi yalnızca, gerçek bir şey değildi. Ayrıca, Siddhartha'nın dünyaya daha önceki gelişlerinde de bir geçmiş söz konusu değildi, ölümünde ve Brahma'ya dönüşünde de bir gelecek söz konusu olmayacak. Geçmişte olan, gelecekte olan hiçbir şey yoktur; her şey vardır sadece, şuan içinde varlık sahibidir."
Sayfa 107 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Yorgunluk bir tül, ince bir sis gibi yavaş yavaş üzerine çöküyordu Siddhartha'nın, günden güne biraz daha yoğunlaşıyor, aydan aya biraz daha bulanık, yıldan yıla biraz daha ağır oluyordu. Yeni bir giysi zamanla nasıl eskirse, zamanla güzel rengini yitirir, üzerinde lekeler belirir, buruşup kırışır, etek uçları örselenir, kimi yerlerde tatsız püsküller oluşursa Govinda'dan ayrıldıktan sonra Siddhartha'nın yaşamaya başladığı yeni yaşam da eskimiş, yıllar geçtikçe rengini ve parlaklığını yitirmiş, üzeri lekelenip buruşukluk ve kırışıklıklarla kaplanmıştı. Aslında henüz gizli saklı olmakla beraber sağda solda düş kırıklığı ve tiksinti, şimdiden başını uzatmış, bekliyordu. Ama Siddhartha farkında değildi bunun. Fark ettiği tek şey vardı, eskiden içinde uyanıp kendisine en güzel günlerinde izleyeceği yolu gösteren aydınlık ve güvenilir sesin susmuş olmasıydı.
Sayfa 82 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
5/10
·208 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2023 19:20
·
2023 49. kitabı
Anonim
7.8/10 · 13,3bin okunma