Kaderin amansız oluşu değildir sorun; çünkü insan bir şeyi inatla isterse, onu elde eder. Korkunç olan, istediğimiz şeyi elde ettikten sonra ondan bıkmamızdır. O zaman suçu kaderde değil, kendi isteğimizde bulmalıyız.
İnsan hayatını bir güne benzetecek olursak, yaşlılık en sıkıcı zamandır; çünkü tıpkı akşamüstü, günün bütün işi sona erdiğinde olduğu gibi, insan ne yapacağını bilemez.
Hayatın alaycı yasalarından biri de şudur: Sevilen kimse veren değil, alan insandır. Sevilen kimse sevmez, çünkü seven, verir. Bu da anlaşılmayacak bir şey değildir.; çünkü vermek almak kadar kolay unutulmayan bir zevktir; kendisine bir şey verdiğimiz insan bizim için gerekli, yani sevdiğimiz bir insan olur. Vermek bir tutku, neredeyse bir kusurdur. Kendisine bir şeyler verebileceğimiz bir kimsemiz olması gerekir.