Bekleyebilmek~Bekleyebilmek o kadar zordur ki en büyük şairler bile bekleyememeyi eserlerinin konusu yapmaktan gocunmamıştır. Shakespeare Othello’da, Sophokles Aias’ta.Aias duygularını bir gün daha soğutabilseydi, kehanetin ima ettiği gibi intiharı gerekli görmeyecekti.
Uzun zaman önce bir felsefe yazılısında "Felsefe Nedir?" diye bir soruyla karşılaşmıştım.O zamanlar heyecanlı birisiydim daha tutkuluydum.Bir sürü kitap okuyordum ve içimde bitmek bilmeyen bir bilme heyecanı vardı...Kağıda yazmaya başlamıştım.Yazıda ağırlıklı olarak felsefenin bizi aydınlığa çıkaracak o yol olduğunun bahsi geçiyordu.Aynı Platon'un mağara alegorisi gibi düşünüyordum.Ben yazdım kağıt bitmek bilmedi sanki sonra üstünden biraz geçti hayatın daha çok farkına varmaya başladım.Hayatı seyretmeyi bir kenara koydum,içine dahil olmaya başladım.Anladım ki ne felsefe ne edebiyat ne de bilim hiçbiri bizi aydınlığa çıkarmayacak biz onları kullanmayı bilmeyeceğimiz sürece bunların hepsi çöp. Anlıyorum ki felsefe sadece bize çok yönlü düşünce sistemini kazandırıyor.Belki daha fazla karanlığa bile gömülebiliriz.Bunu kötü bir karanlık anlamında söylemiyorum.Her şeyin farkındalığının fazla gelmesinden bahsediyorum.Belki farkında olduğumuzu sanmanın yanılgısını bile düşünecek kadar.Postmodern romanlardaki aydın kişilerinin toplumdan kaçması sonucu intiharla sonuçlanması gibi.Bazen cahilik gerçekten mutluluktur.