Huysuz filazof Schopenhaur…
Kitabı elinize alır almaz neden bu yakıştırmayı aldığını hemen anlıyorsunuz.
Kitap temel olarak üç yazısı üzerinden ilerliyor. Okumak, yazmak ve düşünmek. Yazılarında hem çok katıldığım hem de hadsizlik yaparak koca filazofa “Saçmalık” dediğim çok oldu. Ben daha çok Schopenhaur gibi olumsuz yönlerini dile getireceğim zira kendiside kitapta tam olarak bunu yapmış.
Özellikle okumak üzerine olan yazısında okumayı son çare olarak yani kötü birşey olarak nitelemiş resmen. İnsan düşünerek saf hali ile her doğruya ulaşabilir, en güzel düşünce ve yorumlara bu şekilde ulaşabilirmiş. Kitap okuyunca ise başkasının düşünesini ezberler zihni körelir ve etkilenirmiş. Schopenhaur herkesi kendisi gibi zannediyor sanırım. Keşke bi Anadolu’ya gelsede hiç kitap okumamış püri pak zihinler ile iki çift laf etmeye çalışsaydı.
Diğer yandan getirdiği eleştriler dönemine göre ileride fakat bize göre çok ezbere şeyler. Bu nedenle belli bir kültür seviyesinin üstündeyseniz size çok bir şey katmayacaktır ( +1 ukalalık puanı) Bir çok yanlış fikir ve mantık hataları var. Bu mantık hataları Socrates, Aristo gibi filozoflarda da var. Sanırım bu durum dönemin getirdiği bir şey olabilir.
Ayrıca bu kitaplar bana her seferinde her dönemin farklı doğruları olduğunu gösteriyor. Buna herkes anlayış gösteriyor sanırım yoksa filazofları ırkçı, cinsiyetçi ve katil övücü olarak linçlerdik.