Aişe Allah’ın Elçisine eş olma bahtıyarlığına ermişken kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanların da annesi makamına yükselmişti. “Anne” idi O artık;”Müminlerin Annesi”. Öylesine klişe ve sıradan bir söz değildi bu.
Aişe hep yaşayan, hiç unutulmayan demektir. Kimseye muhtaç olmayan,halinden memnun olan, mesut ve huzurlu kadın demektir. Hayatın ahengine karışan,ilerleyen büyüyen,akan,coşan nehir anlamına da gelir.
Kız çocuklarını diri diri toprağa gömen cahiliye Araplari genellikle kız çocuklarının yaşını tutmazlardı. Ancak toplumun tüm kınamalarına rağmen kızlarını gömmeyip büyütenler, kızları ergenliğe erdiğinde Daru’n-Nedve’de bir tören düzenleyerek kızlarının artık büyüdüğünü halkı ilan ederlerdi. Ve korkunç ve eksik bir uygulama olarak genç kızın yaşı ergenliğe erdiği gün olarak belirlenirdi. Ergenliğin üzerinden kaç yıl geçtiyse kız o yaşta olurdu. Büyüme yaşı olarak hesaplanır öyle kabul görürdü. Bu cahiliye geleneğinin kabulü ise ince bir hüzün olarak Âişe’nin evlilik yaşı üzerine çökecekti.
Ayetletin iniş sebebini en iyi bilenlerden biri olan Âişe validemiz,Hz.Ömer ve Hz. Osman zamanında fetva veriyordu. Hz. Ömer ve Hz. Osman, sünnetle alakalı bazı soruların cevabı için Hz. Âişe validemize elçiler gönderiyorlardı. (İbn Sâd)