Ona nasıl anlatayım ki, kolay görünen, çekici görünen şeyler sonunda onu derinliklere, rahat huzur bulunmayan, güzellikten, gerçek dosttan yoksun, bir dalındı mı bir daha kurtulunmayan derinliklere sürükleyecek?
Şu an gözlerimi kitabın kapağındaki insan suretine dikmiş, düşünüyorum. Sanki sandal da o değil de ben vardım sanki köpekbalıklarına o değil de ben vuruyordum sanki eli kanayan o değil de bendim. Kitabın nasıl bittiğini anlayamadan son sayfayı okuduğumu fark ettim. Sürükleyici ve heyecan vericiydi. Film izler gibi senaryolar gözümde teker teker canlandı. Acı çekmişti hem de çok ama yılmamıştı. Ufak bir benzetmeyle insanlarda gerçek hayatta hayallerine ulaşmak çok çaba sarf ediyorlardı. Herkesin bir gün o hayallerine kavuşması dileğiyle...