Özge Kalem

Özge Kalem
@Ozge_Kalem
Öğretmen
İstanbul
27 Ağustos
21 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Zorba
7/10
·348 syf.··
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 19:35
“ Hayatı anlamak mı gerekir, yaşamak mı? ” Kitap tamamen bu soruyu cevaplamamız ve bizim kendi hayatımızın bir oyuncusu mu seyircisi mi olduğumuza karar verebilmemiz için yazılmış diyebiliriz:) Zorba: Özgür ruhlu, maceracı, doğal ve eğitimsiz. Anlatıcı: Kontrolcü, mantığıyla hareket eden,düşünceli (fazla düşünen) ve eğitimli Kitap, Zorba’nın bakış açısını, yaşam tarzını ön plana çıkarıp, böyle olunmalı mesajı taşısa da ben iki karakteri de sorunlu bulduğumu söylemeden edemeyeceğim. Biri, hayatı yaşamaya cesareti olmayan, tedirgin, hayatı kitaplardan öğrenmeye çalışan, mantığıyla hareket eden ve fazlasıyla kontrollü bir insanken diğeri bir o kadar boşvermiş, anın tadını çıkaran, eğlenen ve hayattan keyif alan bir insan. “Zorbayı bu hale getiren ne oldu acaba?”yı ararken okuduğum bir yerde nedenini buldum. Kitabı henüz okumamış olanları düşünerek yazmıyorum ama Tanrı’ya bu kadar öfkeli ve onu nefret edercesine reddeden tüm insanların aslında daha önce fazlasıyla inançlı olduğunu ve sonrasında, yaşadıkları şeylerden ötürü keskin bir reddediş yaşadıklarını kendi çevremde de gözlemlediğim için burda da kendimce tezimi doğruladım. Çünkü nefret sevginin başkalaşmış versiyonudur. İnanmayan insan, dümdüz inanmaz olur biter.Zorba aslında Tanrı’ya inanıyor ve içten içe onunla hesaplaşmak istiyor. Kitaptaki ana mesaj: İnsan sadece düşünerek tamamlanamaz.Risk alarak yaşamalı, hatalar yapmalı, mutlu olmalı, mutsuz olmalı, sevmeli, acı çekmeli, yeri geldiğinde kaybetse bile tekrar başlayabilmeli. (Bunu Zorba’nın dans ettiği ve anlatıcıya dans etmeyi öğrettiği bölümde fazlasıyla anlayabiliyoruz) Ve hayat sadece yaşamayı düşünerek, kafamızın içinde planlar yaparak yaşanmaz, hayat adımlar atarak yaşanır, Zorba’ca bangır bangır yaşanır:)) Not: Bence kitabı ergenler okumamalı ki
Felsefe
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
Reklam
Kara Kitap
8/10
·460 syf.··
2026 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 20:56
Roman avukat Galip’in bir sabah evi terk eden eşi Rüya’yı aramasıyla başlar. Galip Rüya’nın Celal’le birlikte gittiğini düşünmektedir çünkü Celal de ortalıkta yoktur. Kitap asıl burada başlar. Çünkü burdan sonra Galip Rüya’yı aramayı sürdürdükçe Celal’e yaklaşır ve Celal’e dönüşür. Galip Rüya’nın Celal’e ilgisi olduğunu düşünmektedir ve içten içe o da Celal’i beğenmektedir. Rüya’ı ararken Celal’in gizli evine yerleşir, onun kıyafetlerini giyer, onun yatağında uyur ve yazılarını okumaya başlar. Zamanla Celal’e dönüşür. Kitap postmodern bir anlayışla yazılmıştır, karakterler aslında birer imgedir. Celal, bizim hayatta hep ulaşmak istediklerimizdir, bir ilah gibidir. Rüya, her ne kadar kitapta bir şahıs olarak görünse de aslında yoktur.Rüya insanların hayatındaki anlam arayışıdır ve Galip ise anlam arayışındaki bizler yani okuyucudur. Okur Celal’e müdahale edemez onun yerine kendini koyamaz ama hepimiz birer Galip olarak Rüya’yı arayabiliriz. Ne kadar kendimiziz, ne kadar taklitiz. Kitapta kendisi olma mücadelesi verirken aslında hepimizin bir şeyleri taklit ettiğinden bahsetmektedir. Galip de Celal’i taklit ederek kendisini bulabilmiştir. Kitabın sonunda arananlar bulunur ama ölü olarak. Aslında arayış tamamlanmıştır ve fiziksel arayış başarısız gibi görünse de Galip kimliksel olarak arayışını bulmuştur. Orhan Pamuk’a göre Galip’in Celal’e dünüşmesi bir başarısızlık, bir taklit değil biz insanların kendini arama mücadelesidir ve hayatın ta kendisidir. Kolay bir roman değildir, okuyucuyu yoran ve anlattığı hikayelerle, bizleri çözümlemeye zorlayan, kaybettiren, bulduran ve hepimizi birer Galip yapan şahane bir eserdir.
Edebiyat
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma