Öte yandan, birisi bizim için gerçekten çok değerliyse, bunu ondan sanki bir suçmuş gibi gizlemeliyiz. Bu elbette pek sevindirici değildir ama doğrudur. Bırakın insanları, köpekler bile büyük dostlukları kaldıramazlar.
Karanlığın bizi korkaklaştırması ve her yerde korkunç biçimler görmemizi sağlaması gibi düşüncelerin belirsizliği de buna benzer bir etkide bulunur; çünkü her belirsizlik güvensizlik doğudur.
Devletlerin gücü ve güçsüzlüğü, ulusların yükselişi veya çözülüşü sadece yöneticilerin üstün meziyetlerine veya acizliklerine bağlı değildir. Yöneticiler ne olursa olsun; iyi veya kötü, kahraman veya canavar her zaman kendi ulusunun bir yansımasıdır. Onlar ulusun ruhunun kopyasıdır. Halk tabanlarının bir eseridir. Onlar her zaman kendi ulusu gibidir. İşte bu yüzden çok evvelden söylenmiş o söze göre, her ulus layık olduğu hükümete ve yöneticilere sahipdir.
Kadın sessiz kalmış ise nesil yozlaşmıştır. Kadının sessiz kalması, toplumun ahlakının bozulmasına, bu durumda milletin bağımsızlığını yitirmesine sebep olmuştur. Türk milleti binlerce seneden beri gittiği farklı coğrafyalarda varlığını gösterilebiliyor ve hala güçlü bir devlete sahip olabiliyorsa bunun en önemli unsurlarından biride kadının toplum içerisindeki görev ve vazifelerini itina ile başarmasıdır.