İlk birkaç köyden sonra Metin profesörün neyin peşinde olduğunu anlayacaktı.
Metin ve profesör köye girer girmez önce muhtarı buluyor, muhtara halı ve kilimlerin fotoğraflarını çekmek istediklerini söylüyorlardı.
Varsa köy kahvesinde, yoksa muhtarın evinde çaylarını içiyor, sonra birkaç evden halı ve kilim fotoğrafları çekiyorlardı.
Bu arada profesör, bütün köylerde, muhtar ya da imam veya sıradan vatandaş fark etmiyor, Metine aynı soruları sorduruyor ve not alıyordu.
"Bu köy Alevi köyü mü, Sünni köyü mü?"
"Nüfusunuz kaç?"
"Saldırıya uğrayacak olursanız kendinizi savunabilecek kadar silaha sahip misiniz?"
"Muhtemel bir saldırıya karşı, kendi mezhebinizden öteki köylerle bir savunma planı yaptınız mı?"
"Çorum'da Alevi-Sünni çatışması çıksa, yardıma gider misiniz?"
Bazı köylerde tepki görseler de profesör Metin'den aynı soruları sormasını ısrarla istiyordu.