"Bazen bazı insanları bağışlarız ancak hiçbir şey eskisi gibi olmaz, olamaz. Zaten olmak zorunda da değildir. Mesela geçmişte bize kötü davranmış birini, belki o zamanın koşullarında böyle davranmak zorundaydı, başka türlüsünü bilmiyordu, diye anlayabilir ve bağışlayabiliriz ama artık onu hayatımıza almayız, onunla iletişim kurmayız. Yani affetmek, bir insanı eskiden olduğu gibi hayatımıza almak anlamına gelmez; onunla sadece olması gerektiği kadar temas hâlinde kalmaktır. "
"Geçmişi bizim için manalı kılan şey, ona bugünden bakıyor olmamızla alakalıydı. Onun bugün ve yarın için bize vereceği hızdı aslolan." (Setterhan Zehra Azam Piruz)
"Bir kere kimi insanlar doğası gereği hayli hassas olabiliyordu, bunun için kişinin deli olması şart değildi. Doğası önemsiz şeylerle beslenen ve tek bir acımasızca sözcükle öldürülebilecek insanlar vardı, benim de böyle bir doğam olduğunu ima ettim. Esasında yoksulluk içimdeki bazı eğilimleri öyle şiddetlendirmişti ki son derece nahoş durumlarla karşılaşıyordum. Evet, nahoştu, onu tüm dürüstlüğümle temin ederdim! Ama bazen işime yaradığı da oluyordu. Hayatta kimi durumlarda bana yardımı dokunmuştu."