Merhabalar!
Beni tanıyanlarınız vardır, tanımayanlar için not düşelim, 1K kütüphanecilerinden biriyim.
Şimdiye kadar isteklerle ve kütüphanecilerle ilgili şikayetleri elimden geldiğince takip etmeye çalıştım. Çoğuna hak da verdim. Şimdi tıpkı sizin gibi ben de bazı şeyler rica etmek için yazıyorum. Yalnız okurlardan değil, kütüphaneci arkadaşlarımdan da isteklerim olacak.
Şikayetlerin çoğu isteklerin yavaş çözümlenmesiyle ilgiliydi. Bu konuda aktif çalışan kütüphaneciler olarak elimizden geleni yaptığımızı söylemek istiyorum. Bazen istenen kitabı bulmanın çok zor olması, bazen üye isteğinin tam olarak anlaşılamaması gibi birçok sebep sayabilirim burada. Bu problemi biraz olsun hafifletebilmek için öncelikle sabır bekliyoruz. Evet beklemek gerçekten sinir bozucu bir durum. Ancak isteğime bakmadılar diye düşünerek aynı isteği tekrar tekrar yollamanız işleri daha da karıştırıp zorlaştırıyor. Bu yüzden lütfen bir kitap için tek bir istekte bulunalım. Geri dönüş istiyorsanız isteğinizin altına not ekleyebilirsiniz, sürecin çok uzadığını düşünüyorsanız bir kütüphaneciye ulaşarak yardım isteyebilirsiniz. Bunu da suistimal ederek tüm isteklerinizi kütüphaneci arkadaşlara mesaj yoluyla da yaptırmayın tabii :)
Bazı arkadaşlar isteklerine satış linki ekliyor, bu da hızlandırmanın yollarından biri. Aklınızda olsun :)
İkinci bir konu, bazı kitapları bulmak çok çok zor olabiliyor. Çok eski yıllardan, basımı durmuş ya da yerel bir çevrede kalmış kitapları bulmak neredeyse imkânsız. Takdir edersiniz ki kitap eklemek için sahaf sahaf gezip bilgi toplayamayız. İnternet bize ne veriyorsa o kadarıyla çalışıyoruz. Bu sebeple bilgi bulmakta zorlanabileceğimiz kitaplar için istekte bulunuyorsanız yardımınıza çok ihtiyaç duyuyoruz. Bu noktada bize kitabın künye bilgilerini verirseniz çok
Fark ettiniz mi, toplumun hangi kesiminden olursak olalım tutunduğumuz dal aynı: "okumak." Şah da padişah da olsa böyle, boğazından kısarak kitap alacak durumdaki biri olsa da böyle. Okumadan yaşayamayız artık.
Küçük bir okuma kulübü kurdum. Yakın çevremden. Her ay bir kitabı okuyup bir kafeye oturup tartışabileceğimiz bir kulüp. Ortak kararla eseri ayın kitabı olarak seçtik. Okumaya öyle motive edici bir durum ki sizlere de tavsiye ederim. Kitap bahane, sohbet şahane tarzında bir kulüp de değil: Her ikisi de şahane.
İncelemeye başlamadan şunu söylemek istiyorum. Eseri Abdülhamid'e dair herhangi bir olumlu ya da olumsuz ön yargım olmadan okudum. Adeta onu yeni baştan tanıma, hayatına farklı bir perspektiften bakma serüveniydi benim için. Asla onu bir tarafa çekmeye çalışmadım. Yazar da eseri oluştururken İlber Ortaylı, Taner Timur gibi birçok tarihçinin süzgecinden geçirmiş. Günlük, derleme ve anılardan yararlanmış. Dört sayfa civarında bir kaynakçası var. Eser her ne kadar roman olsa da üst düzey bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkmış. Üstüne konuşurken bunlara da dikkat etmek gerek diye düşünüyorum.
"Her insan kendi seçmediği bir ailede, seçmediği bir kaderle dünyaya gelir." (s. 12)
Kaplanın Sırtında
Yalnızca bir Abdülhamid romanı değil bu.
Onun başkahramanlığında İstibdat Devri, İttihat ve Terakki, Osmanlı'nın son dönemleri, dönemde uygulanan politikalar gibi birçok konuya dair fikir sahibi olabiliyorsunuz.
Eminim herkesin o döneme dair bilgisi var ama İlber Ortaylı'nın dediği gibi "Aynanın öbür tarafından bir bakış"a kimse hayır demeyecektir.
Otuz üç yıl süren bir saltanat...
Peki ya sonra?
Abdülhamid tahttan indi, sürgüne gönderildi, yerine başkası geçti, İttihat ve Terakki ile Hürriyet ve İtilaf döneme yön verdi. Bunlar biliyoruz.
Peki ya Abdülhamid tahttan indikten sonra