îşte aşağıdan gelen bu baskı üzerine, Atatürk o sırada ikinci bir parti kurdurmak yolunu seçti. Tek parti saltanatına son verilmiş görünmek içim ikinci bir partiye ihtiyaç vardı. Bu parti Mecliste muhalefet sıralarını tutacak, hükümetin yaptıklarını denetleyecek, böylece, batı anlayışında iki partili bir parlmanter sistem kurulmuş olacaktı. Yalnız böyle bir muhalif parti işi soysuzlaştıralabilir, ipin ucu elden kaçabilir ve sonunda Atatürk'ün otoritesi de zarar görebilirdi. Bunu önlemek için muhalif partiyi de kendisi kuracaktı. Nasıl İngiltere'de işçi Partisi muhalefet rolü oynamakla beraber, kralın partisi ise ve kral adına muhalefet ederse, yeni kurulacak muhalif parti de yine Atatürk'ün partisi olacak, partinin ipleri onun elinde bulunacak, böylece ikinci partinin yoldan çıkıp kendisine kafa tutması önlenecekti. İşte bu düşünceyle Atatürk «Serbest Fırka» adında ikinci bir parti
kurdu. Partinin başına da en
çok güvendiği ve inandığı arkadaşlarını koydu. Bunlar arasında partiye başkanlık edecek olan Fethi Okyar ve Nuri beyler doğrudan doğruya Atatürk'ün adamlarıydılar. Bunlar Atatürk'ün emrinden ve sözünden dışarı çıkamazlardı.