Kendi türünden olmayan birine, hayatını daha karmaşık hale getirecek, düzenini bozacak ve sendeki istikrar ve köklenmişlik hissini altüst edecek birine gönlünü kaptırmak pek de akıllıca bir iş değil, kabul ediyorum. Ama öte yandan, aşkın akıllıca olmasını bekleyen biri de hiç aşık olmamıştır belki kim bilir.
Her insan, bir an geliyor, yaşamında bir tragedyanın ortaya çıktığını görüyordu; bu, bir kentin yıkılması, bir çocuğun ölümü, kanıt gösterilmeden yapılan bir suçlama, onu yaşam boyunca sakat bırakacak bir hastalık olabiliyordu. İşte o anda, Tanrı onu kendisiyle boy ölçüşmeye ve sorduğu soruya cevap vermeye çağırıyordu : "Bu kadar kısa ve acılarla dolu bir yaşama neden böylesine asılıp duruyorsun? Verdiğin bu savaşın anlamı ne?"