- Baloya gitmekle hemen medenî olacak mısın?
-Evet, tabiî... Hayır, yalnız balo değil tabiî... Of, bu balo... Kuzum, şimdi de bunu diline dolama! Ben bunu söylemek istemiyorum, Bak gene beni anlamıyorsun, sustuğum zaman bile sen beni anlamalısın, hâlbuki söylüyorum, söylüyorum, gene beni anlamıyorsun, babam da öyle... Ben bunun için bedbahtım, ben bu baloya gitmek istediğim için değil... Hem doğrusunu da söyleyeyim mi? Beni Macit ta o zaman davet etti. Fakat ne babama, ne sana bunu açamadım. Bana kızıyorsunuz, sanki biriniz imamsınız, ötekiniz de müezzin... Bana hiçbirini, hak vermiyorsunuz. Babam sureta hak verdi ama bir de içine sor! Ben de buna kızıyorum, benim arzularımı niçin tabiî bulmuyorsunuz, babam gene mazurdur, ihtiyardır, fakat sen? Yalan mı? Niçin genç bir adam gibi değilsin? Hayret ediyorum, hayret, hayret, hayret... Gayet hassas bir insandın sen... Ne oldu sana? Ben sana ne yaptım? Ben en tabiî haklarımı istiyorum canım... Ben mümkün olan şeyleri istiyorum. Lükste gözüm yok, mükellef bir hayat da istemiyorum. Benim yaşımdaki bütün kızların, benim vaziyetimde bütün kızların arzuları ve yaşayışı... Neden bunun için kabahatli olayım? Hele evlendikten sonra sen hep bana böyle dargın mı duracaksın? Bir sinemaya bile gidemeyecek miyim?