Eğer bizler, aşk şarabını bilinç düzeyine yükseltemez, bulunması gereken yere oturtamazsak; aşk şarabı bize hükmeder; insanca yaşamımızı, insanca ilişkilerimizi ve bağlılıklarımızı yok eder, hepsinin yerlerini boş bırakır. Aşk şarabının önüne serdiği dünya, eşine rastlanmayacak harikalarla doludur. Aslında o dünya uzun zamandır yeniden keşfetmek ve dokunmak istediğimiz, kendi öz parçalarımızdan biridir. Fakat bilinçaltımızdan fışkıran her yeni ve güçlü gerçek gibi, aşk şarabı da, ait olmadığı yerlerimize kadar sızar, korunması gereken değerlerimizi tahrip eder ve daima hak ettiğinden daha fazlasını talep eder.