Bir kadın, bir erkek tarafından ihmal edilir ya da incitilirse, tıpkı İzolde'nin yaptığı gibi, erkeğin kendi kılıcını, yani onun hücum gücünü, kendisine karşı kullanmanın bir yolunu bulur. Kendisini inciten erkeği incitmek, yaralamak ister. Ne var ki, başı sıkışan erkek kurtulmak için aşkını sunar ve yakınlık kurmak isteğinde bulunursa, kadın, sanki büyülenmiş gibi, yumuşar ve onu bağışlar. Kadınsı kişilik, dostluk ve yakınlık önerisini geri çevirmez. Gerek erkeğin kadınsı yanı gerekse etli-canlı kadın, kendisine dostluk ve yakınlık sunulunca, genellikle kinini unutur, öç almaktan vazgeçer. Kadının bu son derece soylu içgüdüsü, onun insan yaşamına yaptığı hizmetlerden ve biçimlendirici etkilerden biridir. Yakınlaşma ve ilişki kurma, kadının ilk prensibi ve doğal yapısının egemen özelliğidir. Kadın her şeyden önce ve her şeyden çok, bu ilke için yaşar.