Pagos

Pagos
@Pagos35
Tenhalığı seviyorum, sık görüşülmeyen ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı, kendimi saklamayı ve de sınırlarımı...
Örneğin akıl hastalarında, duyduklarını söyledikleri sesler aslında, benliğin denetiminden çıkan, duyulur duruma dönüşen düşüncelerdir. Oysa bu sesler, bizim için önem taşıyan noktadır, düşünceleri yansıtmakla kalmazlar, aynı zamanda bürünülmüş bir kişinin belirtisi olurlar. Bu nedenle hasta duyduğu bu seslerin başkalarınca çıkarıldığı ve bu kişilerce kovuşturulduğu kanısına kapılır.
Sayfa 150 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Zekâ düzeyinin düşüşü günlük yaşantımızda sık sık olur ama buna yol açan kompleksi sezemeyiz. Kompleks, öznenin kendisince de özneyi gözlemleyen başkası tarafından da algılanmaz. Görülebilen tek şey, bilincin bükülüşüdür. Bilinç yoğunluğunun ani yok oluşuna tanık olunur; özne dalgınlaşır, dikkatini yitirirgül ne olup bittiği sorulduğunda verecek yanıt bulamaz. İlkeller bu durumlarda, ruhun bedenlerini terk ettiğini söylerler.
Sayfa 149 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Kompleks, benliğin düzenlenmesine baskı yapar ve oraya yerleşir. Bundan kurtulmak için son derece güçlük çekeriz. Ayrıca bir kompleks belirtisi, bilincimizi allak bullak eder. Bizi bunu özümlemeye, anlamaya zorlar; özü konusunda bizi anlaşmazlık çıkarmaya iter. Belliğimizi karıştırır. Komplekslerle etkilenen yanıtlar, anılarımızı canlandırmaya yetmez. Tanıklığımızın değeri, komplekslerin etkinliğiyle tehlikeye düşmüş olur. Bizi yalancılığa, çelişkiye iter; çünkü kompleksin egemenliğindeysek kendimizde değilizdir.
Sayfa 147 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Kompleksler kesin bir özerklik taşır, yani kendi istekleri doğrultusunda gidip gelen ruhsal öğelerdir. Ortaya çıkmaları ya da kaybolmaları irademizin dışında gerçekleşir. Ruhumuzun içinde, bir tür asalak yaşam süren özgür varlıklara benzerler.
Sayfa 147 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Şunu belirtmek gerekir; hepimizde, amaçlı düşüncemizin tam ya da yarı algıladığı yardımcı, uydusal düşünceler bulunur. Bunlara bir dizi duygu, sezgi, algı, kısacası çeşitli öznel katkılarda eklendiğinde, kişi genellikle susmaya yönelir.
Sayfa 107 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Reklam