Belki hayatımızda en çok ihtiyaç duyduğumuz ama doğru şekilde yaşamayı beceremediğimiz şey üzerine yazılmış en detaylı kitaptır; Sevme sanatı.
Okurken neredeyse her sayfanın altını çizdiğim, anlamak için üzerine düşündüğüm bir sürü alıntı oldu kitabın içerisinde.
Kitapta, sevmenin basit olduğunu düşündüğümüz günümüzde sevginin çok boyutluluğuna ustaca değinilmiş. Anne sevgisi, baba sevgisi, kardeş sevgisi, cinsel sevgi bunlardan bazıları. Doğru sevebilmemizin temelinde anne, baba, çocuk ilişkisinin anlatıldığı bölümler çok etkileyiciydi.
Sevginin sadece bir kişiye değil evrensel yönüne vurgu yapılması, kişinin insanları sevebilmesinin kendisini sevebilmesinde yattığı çok güzel kaleme dökülmüş. Paradoks gibi gözükse de bireyin sağlıklı sevebilmesinin yalnız kalabilmeyi sevebilmesine bağlı olduğunun dile getirilmesi farklı ve dikkat çekici bir tespit oldu benim açımdan. Başkalarına ihtiyaç duyulduğu için gösterilen sevginin gerçek sevgiden uzak olduğu çok güzel dile getirilmiş. Bir paragrafta da bu durum çok güzel anlatılmış:
"Olgunlaşmamış sevgi," Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var" der. Olgunlaşmış sevginin söylediği ise"Sana ihtiyacım var çünkü seni seviyorum"dur."
Kitabın sonunda Fromm'un notlarına ve aile fotoğraflarına da yer verilmesi benim için değerliydi. Sevmeye, sevilmeye bu kadar ihtiyacımızın olduğu bir çağda, sevmeyi böylesine beceremediğimiz bir çağda bir nebze de olsa güzel sevmek için adım atmak isteyenler, mutlaka okuyun, okutun.