Murat Pak

Ama çocuklar kusura bakarlar.
9/10
·104 syf.··
2024 81. kitabı
Küçük yaşta annesi ile birlikte cezaevinde kalan Barış’ın çocuk yüreğiyle arkadaşı İnci’ye yazdığı karşılıksız mektupları konu alan bir kitap.Bir solukta okunuyor ama etkisi uzun yıllar devam edecek nitelikte bir eser.Barış’ın bildiği doğruların insanların işine geldiği gibi yanlış olarak yorumlanması veya yanlış olarak bildiklerinin doğru olarak yorumlanması arasında boğuşan küçücük bir kalp.”Kocaman adamsın yatağını ıslatma, küçücük çocuksun öyle sorular sorma” ikileminden yoruldu artık Barış. İnci’ye sorduğu soruların cevaplarını ben kendi içimde veremedim dilim varmadı bir türlü üzüleceğinden çok korktum. Çok güzel bir kitap şiddetle tavsiye ederim .
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·152 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 23:33
Takip ettiğim 1000Kitap okurları tarafından sıkça paylaşılan alıntılarına rastlayıp bende merak uyandırması sonucu satın almıştım. Yazarla da ilk kez tanışmış oldum. Dopamin nedir ? Ne işe yarar ? Neden önemlidir ? Dopamin nasıl demlenir ? Dopamin israfı, dopamin dozunu nasıl ayarlayabiliriz ? Vs gibi konu başlıkları ile tanıtabiliriz kitabı. Beynimizde salgılanan mutluluk, haz, motivasyon kaynağı olan dopaminin kişiler, toplumlar üzerindeki etkisinden bahsedilmiş. Günümüz şartlarında nasıl bir illüzyonun içerisindeyiz farkında olmadan nasıl yönlendiriliyoruz ve farkında olmadan dönüştüğümüz o bağımlı (!) kişilikten nasıl sıyrılabiliriz ? Bu gibi sorulara cevap niteliğinde bir kitap olmuş. Yazılanların uygulanabilirliği kişiden kişiye değiştiği için tartışılabilir ama farkındalık yaratacak bir eser olduğu muhakkak. Sohbet ortamında geçen anlatımı oldukça sade ve dili akıcı, kişisel gelişim tarzı kitaplara meraklıysanız tavsiye ederim. Son olarak kitabın sonunda yazarın okurlara seslendiği bir alıntı ile incelemeyi tamamlıyorum. •"Haz bağımlılığından, kronik tatminsizlikten, uydurma ihtiyaçların peşinde sürekli koşup tükenmekten ve bir şeyleri eksik ya da yanlış yapıyormuş hissinden kurtulmak için "ŞİMDİ" tam vakti..." {Sayfa 145} Herkese iyi okumalar :)
1000Kitap
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
8/10
·382 syf.··
2025 26. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2025 20:57
Belkide ilgimi çeken bir konu olduğu için kitabı çok dikkatli okudum. Severek okudum, keyif aldım. Konu itibarı ile kanser de dahil olmak üzere bazı otoimmun hastalıkların kökeninde kilimlerimizin ve doğal olarakta çocuklukta kazanılan duyguların etkisi olduğunu anlatıyor. Beyin-beden çatışması, koordinasyonu bu durumu nasıl etkiliyor, onu anlatıyor. Yıllar önce mesleğim gereği şahit olduğum ve uzun süre üzerinde psikologlarla ve psikiyatristlerle tartışırım bir beyin-beden çatışmasına tanıklık ettim. Hatta bir kaç ay önce bu konu ile psikiyatrist bir arkadaşımla uzun uzun konuştuk. O yüzden kitap bana keyif verdi. Zevkle merakla okudum.
Vücudunuz Hayır DiyorsaGabor Mate · İletişim Yayıncılık · 20202,227 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 12:34
Behçet hoca YouTube da akademiklink adlı kanaldan tanıdığım bir akademisyen. Kitabını da son attığı videolardan birinde gördüm. Pdf okursanız hakkım helal olsun diyordu , pdfsini aradım bulamadım sonra merak edip kitabı mecbur aldım. Daha önce okuduğumuz kişisel gelişim kitaplarından sandım ön yargılıymışım. Kitabı okudukça içinde bulunduğumuz gerçekleri bize çok güzel bir şekilde aktarıyor. Her bölümde ayrı ayrı bir duraksadım düşündüm. Başarının temellerinin düşündüğümüz kavramlar üzerine kurulu olmadığını sosyal deneylere de dayandırarak, yaşadıklarını ve gördüklerini da işin içine katarak biz gençlere güzel bir şekilde aktarıyor. Beklemiyordum ama kitap bakış açımı değiştirdi. Teşekkürler Behçet hocam. Bu kitap, klişe kişisel gelişim söylemlerine sert bir eleştiri getirerek, “çok çalışırsan başarırsın” anlatısının herkese uymadığını, çoğu insanın büyük emekler vermesine rağmen neden başarısız olduğunu açık, samimi ve istatistiklerle anlatıyor. Behçet Yalın Özkara, kendi hayat hikayesinden yola çıkarak, sistemin "başarı" kavramını nasıl çarpıttığını gözler önüne seriyor. 1. Gerçek Hikayeler Sessizdir Kitap, Hasan Gökçe adlı bir karakterin tutkuyla bilgisayarların peşinden koştuğu ancak sonunda sadece bir okul kantini işletmecisi olduğu hikâyeyle başlar. Bu örnekle, toplumda "başarı" diye parlatılan hikâyelerin çok az sayıda insanı temsil ettiğini, çoğunluğun hikayesinin anlatılmadığını gösterir. 2. Hayatta Kalma Önyargısı (Survivorship Bias) Başarılı olan birkaç kişinin öyküsüne bakarak, başarının nedenlerini yanlış anladığımızı anlatır. Oysa çoğunluk başarısız olur ve bu insanların deneyimleri göz ardı edilir. 3. Sistemin Masalı: Yeter Ki İnan! Toplumun bireyleri küçük yaşlardan itibaren "çok çalış, iyi okul, iyi iş, iyi maaş, mutlu hayat" gibi doğrusal bir
Hayata Dair
Kalk Çalış Başarısız Ol!Behçet Yalın Özkara · Kronik Kitap · 20241,829 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2026 10. kitabı
Rap dünyasının malum iki devinden biri Sagopa’nın parçalarının başında bir söz vardır. Sago yine yapmış diyeceksin. Felsefi yazın hayatımızda bu sözün karşılığı da ACM yine yapmış diyeceksin olarak kabul etsek yeridir. Bir telif eseriyle karşımıza çıkan yazarları diğerlerinden değerli görmek kimsenin garipsemeyeceği bir davranış olsa gerek. Hele bir de mevcut literatürü faş ederek adımlarını atan müellife denk gelmek biz okur dünyasının en büyük nimetidir. Girmeyi planladığımız ama bir fırsat bulup da giremediğimiz sokakların aslında girmeye gerek yokmuş yada büyütüldüğü kadar olmadığını gösteriyor bize. Mevcut problem diyeceğimiz kitabın konusuna gelirsek bizi bekleyen cevaptan ziyade bir usul şeması olduğunu görüyorum. İlmin çoğu ‘iddianın lazımlarını görme’ düsturunu okuduğumuz diğer kitabında olduğu gibi tutarlı bir şekilde kötülük iddialarına uyguluyor bu düsturu. Bizde hem bir şeyler öğreniyoruz hemde böyle bir yolda varmış diyoruz ve bu sayede diğer karşılacağımız problemlere de bu düsturu uygulama sözü veriyoruz adeta. Sorunun öncüllerini düşündürterek ilerlemeye başlıyor Meriç, bu sayede yarım yamalak itirazı muhalif tarafa geçerek muarızın yerine tamamlayıp cevaplıyor. Böylelikle ağırmış gibi görünen mesele kendi içinde ilerlemeden hafifleyiveriyor. Ardından malumunuz ‘lazımı’ meselesinden bence en kritik yer olan müddeilerin psikolojik algılarına bir sıçrayış yaparak aslında ne düşündüklerini bilseler söylemekten utanırlar seviyesinde bir tahlil yapıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde mevcut din eleştirilerinin kibirden maskesi kaldırılıyor. İnsanın egosuna yenilişini tam tersi bir sıçrayışla kendi egosunu tanrılaştırarak Yaratıcı’yı yönlendirmeye kalkışının nasıl bir saplantı olduğunu gösteriyor. Ayrıca entelektüel bir okuma olarak mevcut yandaş
Felsefe ve Düşünce
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026300 okunma