Mustafa

Mustafa
@Panam
Deus Ex, Sci-Fi
1997
11 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
İnsanlar aklı terk ettiğinde sadece duyuların onlara rehberlik edemediğini ve aynı zamanda dehşet hariç, hiçbir duyguyu yaşayamayacağını anlar. Bugünün entelektüel modalarına göre yetiştirilen genç insanlar arasında uyuşturucu bağımlılığının yayılması, idrak araçlarından yoksun kalan ve gerçeklerden kaçmak isteyen insanların (varoluşla ilişkilerinden doğan yetersizliğin dehşetinden kaçmak isteyenlerin) çekilmez içsel durumlarını gösterir. Bu genç insanların bağımsızlık korkusuna ve bazı gruplara, hiziplere veya çetelere girme, oralara "ait olma” çılgınlıklarına dikkat edin. Bunları çoğu felsefeyi hiç duymamıştır. Fakat cesaret edemedikleri sorular için esaslı cevaplara ihtiyaçları olduklarını hissederler ve kabilelerinin onlara nasıl yaşamaları gerektiğini söyleyeceğini umarlar. Herhangi bir büyücünün, "gurunun” veya diktatörün hegemonyası altına girmeye razılardır. Bir insanın yapabileceği en tehlikeli şeylerden biri kendi ahlaki özerkliğini başkalarına teslim etmektir: Benim hikâyemdeki astronot gibi, iki ayak üstünde yürüseler bile onların insan olup olmadığı bilinemez. Şimdi şunu sorabilirsiniz: Eğer felsefe böylesine kötü olabiliyorsa, niçin insanlar onun eğitimini alsın? Bilhassa bariz şekilde yanlış, anlamsız ve gerçek hayatla hiç ilgisi olmayan felsefe teorileri eğitimi neden alınsın? Benim cevabım şu: Kendini korumak için ve gerçeğin, adaletin, özgürlüğün ve sahip olduğunuz veya olabileceğiniz herhangi bir değerin korunması için. Bilhassa modern zamanlardaki pek çok felsefe kötü ise de tüm felsefeler kötü değildir. Öte yandan bilim, teknoloji, ilerleme, özgürlük gibi medeniyetin her başarısının altında, aralarında bu ülkenin doğuşunun da bulunduğu, bugün tadını çıkardığımız her değerin altında, 2000 yıl önce yaşamış bir insanın, Aristoteles'in başarısını
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rand on yıl önce şunları yazmıştı: "Ben asıl olarak bir kapitalizm savunucusu değil bir egoizm savunucusuyum; esasen egoizmin de değil, aklın savunucusuyum. Eğer bir kişi aklın üstünlüğünü kabul ediyorsa ve onu tutarlı bir şekilde kullanıyorsa gerisi kolaydır. Bu, yani aklın üstünlüğü, benim çalışmamın ve Objektivizm'in asıl ilgi alanıdır, böyle olmuştur ve böyle olacaktır." (The Objectivist, Eylül 1971) Objektivizme göre akıl, insanoğlunun sadece kendine has özelliği değildir; aynı zamanda insanoğlunun asıl özelliğidir, onun hayatta kalmasının asıl yoludur. Bu nedenle faaliyet göstermek için aklın gerektirdiği her şey insan hayatı için bir gerekliliktir. .. Bu yüzden insanoğlu metafiziğe, epistemolojiye ve ahlaka, yani felsefeye ihtiyaç duymaktadır, insanoğlu felsefeye kendi tabiatı gereği ve pratik bir sebep için ihtiyaç duyar; düşünebilmek, davranabilmek ve yaşayabilmek için. .. Ayn Rand'a göre felsefe, insan hayatındaki temel faktördür. Felsefe, insan aklını, karakterini ve ulusların kaderini şekillendiren asıl kuvvettir. Felsefe, insanların kabul ettiği felsefe tipine bağlı olarak bunları iyi veya kötü yönde şekillendirir. Ayn Rand'a göre insanın tercihi, bir felsefe sahibi olmak veya olmamakla değil, sadece hangi felsefeye sahip olunacağıyla ilgilidir. İnsanın tercihi, tercihinin bilinçli, açık, mantıklı ve bu nedenle pratik mi olacağı, yoksa rastgele belirsiz, çelişkili ve bu nedenle zararlı mı olacağı konusundadır.
İrrasyonelliğe dair bunca neden sunmuşken, "iyi de bunu azaltmanın bir yolu yok mu?" sorusu sorulabilir. Bu konudaki en genel yaklaşım insanları açık fikirli olmaya ve bir sonuca varmadan önce tüm delilleri dikkatlice gözden geçirmeye teşvik etmek ve insanların gerektiğinde fikir değiştirmenin bir zayıflık değil, aksine güçlülük göstergesi olduğunu fark etmelerini sağlamaktır. Ayrıca insanlara inandığı fikirlerin aksi yönündeki kanıtları aramayı ve eğer bulurlarsa da bu kanıtı çarpıtmak ya da görmezden gelmek yerine değerlendirmeyi öğretmek gerekir. Bir insanın kendi değerlendirmesinin kusurlu olup olmadığını düşünmesinden hiçbir zaman zarar gelmez. Esnek düşünemediğimizden aceleyle ya da stres altında karar almak yanılmamıza yol açar. Eğer deliller tek bir noktayı işaret etmiyorsa, yapılması çok zor olanı yapmak, o konuda bir yargıya varmayı ertelemek gerekir. Bertrand Russell'ın dediği gibi, "insanlar saf hayvanlardır ve bir şeylere inanmalıdırlar. İnanç için yeteri kadar iyi zemin yoksa, kötüleriyle idare idare edecektir".

Mustafa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·310 syf.·
2022 143. kitabı
Stuart Sutherland
8.1/10 · 624 okunma
Rochefoucauld'nun dediği gibi: "Hafızasının kötü olduğundan herkes hayıflanır ama muhakemesinden kimse şüphe etmez".