Mustafa

Mustafa
@Panam
Deus Ex, Sci-Fi
1997
11 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı

Mustafa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·392 syf.·
2022 141. kitabı
Malcolm Gladwell
7.7/10 · 124 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Mustafa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
2022 135. kitabı
Bu zorlu entelektüel maceradan alnımızın akıyla çıkabilirsek eğer, modernitenin getirdiği depresif bir “yolunu kaybetmişlik” sendromundan çıkmamız da kolaylaşacaktır kuşkusuz. Hâlâ avcı ve toplayıcılıktan kalan yılan ve uçurum korkusu gibi içgüdülerinden bile kurtulamamış modern bireyin çağa adapte olmakta zorlanmasına şaşırmamak lazım. Eski ile yeniyi manalı bir şekilde harmanlamak, teknolojiyi benimsemek değil sadece. İnsanın mutlu bir yaşam sürebilmesi ya da Macar ekonomist Tibor Scitovsky’nin deyimiyle “nitelikli tüketim”in (İng. skilled consumption) üstesinden gelip Abraham Maslow’un piramidinin deniz manzaralı beşinci katına çıkabilmesi ancak yaşadığı dünyayı tüm açılarıyla bir bütün olarak ele alıp hedef ve istekleriyle, imkân ve yetenekleri arasında doğru bir korelasyon kurabilmesiyle mümkün. Bunu başarabilmesi için de kendini tanıması, gündelik davranışlarını yönlendiren saikleri analiz edebilmesi elzem. Ya da fiyakalı Latince bir ifadeyle sine qua non. Böyle çetrefilli bir uğraşı yorucu ve sıkıcı bulup burun kıvıranlarımız çok olursa bunun nedeni kültürle aramızdaki bozuk ilişki. Yiyeceği ekmeği evde yapmak için efor sarf etmekte hiç tereddüt etmeyen insanımızın tüketilecek şey kültür olduğunda kendisini sıradanlık denizinin akıntılarına salıverdiğini görüyoruz. Modern toplumun “Hizmet kapımıza gelsin” anlayışının verdiği rahatlıkla kendisine sunulan kültürel metaları tüketmekten öteye gidemeyen ve moda olanın dışına çıkmak gibi bir endişesi olmayanların karbon kâğıdıyla çoğaltılmışçasına birbirlerine benzemesine çok da şaşmamak gerek belki. Yüzeysel bir gündemin sürekli önümüze koyduğu sıradan tartışmalar ve şık gözükme ve uyum sağlama endişesiyle iştirak edilen sergi, konser ve gösterilerin kişisel ilgi ve zevklere hitap edip etmediğine bakmadan
Toplumun tenkitçi olması lazım. Yönetenleri devamlı takip edip mercek altında tutması lazım. Buna çok dikkat edeceksiniz ve kendinizde bir ödev olarak göreceksiniz. Çok önemlidir. Küçük insanlarla yöneticiler, küçük menfaatlar için aynileşmeye başlarsa orada yolsuzluk, irtikap, rüşvet, ahlaksızlık düzeni hakim olur. Bu biraz da bezginlikle ilgilidir. Herkes güya kendi gemisini kurtarmaya bakar ama aslında kimse hiç bir şey kurtaramaz. Çünkü fırtına gittikçe artmaktadır. Sizin takanız da o fırtınadan kurtulmaz. Yapılacak tek iş fırtına ile takanın dengesini tutturmak ve idarecilerin ne zaman ne yapacaklarını kurala bağlamaktır. Bugünün gençlerinin bu konuları ileride daha dikkatli ele almasını bekleriz, çünkü kendilerinden önceki kuşaklar maalesef bir yerde ipin ucunu kaçırdı. Bu aslında bilinen bir hadisedir ama tatbik etmek kimsenin işine gelmez veya bunları tatbik edecek yöneticiler ehil insanlardan çıkmamaya başlar. Nepotist, yandaş, tarafçı rejimlerin en büyük sakatlığı budur. "Odunu adam ederim, adam görünür," diye düşünürler ama görünmez, olmaz, edemezsin.