Çevremdekilerin öve öve bitirememesi üzerine başladığım kitap, iyi ki okumuşum dedirten kitap. Nerden başlayacağımı bilemiyorum. Kitapta herşey var aşk, savaş, açlık, entrika, ölüm..
Almanya'nın Sovyetler Birliğiyle girdiği savaşta doğan aşkın hikayesi ve hikayemiz Rusya'da geçiyor. 17 yaşında dünyalar güzeli Tatyana ve 22 yaşında ki yakışıklı Kızıl ordu subayı Alexander Belov'un aşkı. Tatyana Alexander için ne diyordu "Savaşçı, komutan Alexander. Suyun, ateşin ve gökyüzünün Alexander'ı ." Tam savaşın başlayacağı günlerde herseyden habersiz üzerinde en güzel elbisesiyle bankta oturup dondurmasını yiyip şarkı söylerken görüyor onu Alexander ve o günden sonra birbirlerine büyük bir aşkla bağlanıyorlar. Tabi aralarında ki tek sorun savaş değil. Bizim Tatya'nın ablası Daşa'da Alexander'a aşık ve Alexander'ın yakın arkadaşı Dimitri'de Tatya'ya aşık. Yani tam bir aşk dörtgeni içindeler. Dimitri ve Daşa karakter olarak birbirlerine benziyordu ikiside bencildi özellikle o Dimitri tam bir pislikti. Savaş ve aşk arasında sıkışıp kalan karakterlerimiz için her geçen gün dahada zor oluyordu. Tatyana karakteri saf ve herkes tarafından kullanılan biriydi bazen bu kadar saf olması ve pollyanacılık oynaması beni deli etti ama yinede onu çok sevdim güçlü bir karakterdi. Ablası ve Alexdander sevgili diye ondan uzak durmaya çalıştı ama bunda pek başarılı olamadı ne yazık ki. Tabi bunda Alexander'ında payı büyük oda Tatya'dan vazgeçemiyor. Alexander karakteri aslında Rus değil Amerikalı ama Kızıl Ordu için görev yapıyor işin o kısmı uzun hikaye ve işler biraz karışık zaten bu kötü geçmişi ilerde başına iş açacak gibi duruyor. Yinede oldukca cesur gözü pek ve zeki bir karakter ona aşık oldum diyebilirim Tatya'yı çok güzel sevdi, korudu. Kitap ilerledikçe savaş daha çok kızışıyor ve onunla