Düşün, çünkü düşünmek, düştüğün yerde iz bıraktığın gibi aklında da iz bırakır. Ayağını yerden kesecek kadar, hatta bir yere takılıp düşecek kadar düşün. Çünkü düşmeden önce kendini bir şey sanırsın. Hem düştükten hem düşündükten sonra kim olduğunu bilirsin. "Düşünmek" veya "düş görmek" düşmekten gelir. Belki de en çok görülen düşlerden birisi, düştüğünü görmek olduğu içindir. Her düş, düşmekle sona ermez. Belki de çok derinlere dalmak gerekir ki uyanmak için düşmek bir mecburiyet olsun. Derin düşlerde düşüldüğü gibi, derin düşüncelere dalınca da düşülür. Düşünen insanların ortak noktaları, yolda giderken ayağının bir yerlere takılıp düşmesi değil midir? Düşünürken düşmek kadar doğal ne olabilir? Evet, düşene kadar düşünmedikten sonra gerçekten düşündüğünüzü sanmayın. Eğer düşündüğünüz için düşerseniz kendinize kızmayın. Çünkü düşünmek, sonunda kalkmak olduğu sürece, düşmeye değer…