Kitabı bir kahraman etrafında şekillen olaylar silsilesi veya eylemler bütünü olarak okumaya çalıştığımda çok defa elimden bıraktım, bir şeyler olacak umuduyla sayfaları çevirirken fazla basit
Halid Ziya’nın Kırk Yıl’ına başladığı gibi ben de kısa bir mukaddeme olarak bir nebze de olsa yazarın derdini icmal etmeye çalışayım… Aslında kitabın genel kaygısı, insanın dünya karşısında henüz
“Felsefe nedir? Felsefenin amacı nedir? Felsefe nasıl yapılmalıdır? Bunlar, felsefenin doğasını konu edinen metafelsefi sorulardır. Batı felsefe geleneği içindeki çağdaş metafelsefeler, kabaca üç ana
Freud, bilinçdışı kavramını ortaya attığında elinde yalnızca gözlem, sezgi ve klinik deneyimler vardı. Bu nedenle onun bilinçdışı kavramı daha çok bir metafor gibi işliyordu: şehvetle, bastırılmış
Danimarkalı iktisatçı Esther Boserup’a göre, insanlar sabanı hevesle değil, mecburiyetten eline aldı. Çünkü tarım, avcılık-toplayıcılıkla kıyaslandığında daha fazla çalışmayı ve daha az keyif almayı