Ömer

Ömer
@Pascalian
«Yusuf’un masalı neden Yusuf’la başlamıyor? Bir Şivekâr varmış, bir genç kız, Yusuf yokmuş.»
«Ruhsal olarak çöküntü yaşadığımız zamanlarda, gerçekte çok bayağı olan bazı şeyler, bize bir değer ifade ediyormuş gibi görünür.»
Ömer
«İnsanın duygusal olarak yabancılaştığı insanlarla vakit geçirmesi, tek başına olmaktan daha yalnız hissettirebilir.»
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
«Ruhsal olarak çöküntü yaşadığımız zamanlarda, gerçekte çok bayağı olan bazı şeyler, bize bir değer ifade ediyormuş gibi görünür.»
Ömer
«Bizim bir dünyamız vardı ve yorgunluktan o dünyanın neşvesini farkedemedik, onun hazzını duyduk ama yorgunluk galebe çaldı.»
9/10
·423 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabı bir kahraman etrafında şekillen olaylar silsilesi veya eylemler bütünü olarak okumaya çalıştığımda çok defa elimden bıraktım, bir şeyler olacak umuduyla sayfaları çevirirken fazla basit gelmeye başladı. Kitabın adından olsa gerek, büyülü bir atmosfer beklentisi romanın önemini kavramaya engel oluyor. Halbuki Hans Castorp’un yalnızca bir başkahraman değil, modern insanın tereddüdünün, ertelenmiş hayatının ve kararsızlık halinin ete kemiğe bürünmüş hâli olduğunu kavrayınca işler biraz daha kolaylaşıyor. Farketmesi biraz sabır isteyecek şekilde, Castorp büyük idealleri olan bir kahraman olarak değil, sıradanlığın içindeki bir gerilim olarak kurgulanıyor. Romanın daha başından “çok da genç, hayata pek öyle sağlam kök salmamış” cümlesi karakterin nasıl temessül edeceği, ne surette karşımıza çıkacağına dair biraz gizem katıyor. Bence Hans dünyaya tam yerleşememiş bir insandır. Davos’a hasta kuzenini görmek için gittiği iki günlük yolculuk maddî olmaktan çok manevîdir, aşağıdaki düz dünyadan yukarıdaki askıya alınmış zamana geçişi yansıtır. Kahraman hayata karışmak için değil, hayattan uzaklaşmak için yola çıkar. Bu noktada Hans Castorp etkin değil, edilgen bir rol üstlenir. O, olayları başlatmaz, olayların içinden geçen bir karakterdir. Castorp’un fiiliyatı iradesinden değil, çağının bütün çelişkilerini üzerine çekebilmesinden kaynaklanır. “Ne bir dahi, ne de bir aptaldı” cümlesi de genel bağlamda önemlidir. Mann, onu hâkir görerek, istihkâr ederek değil, dikkatlice sıradanlaştırır (sf 46). Çünkü asıl trajedi olağanüstü insanların değil, yönünü bulamayan sıradan insanların trajedisidir. Hans’ın problemi yeteneksizlik değil, amaçsızlıktır, kendisi pekâlâ yeni yetme bir mühendistir sonuçta. Büyük anlatıların çözüldüğü, Tanrı’nın sustuğu, ilerleme fikrinin
Edebiyat
Büyülü Dağ - Cilt 1Thomas Mann · Can Yayınları · 2019729 okunma
Niçeda isimli okura yanıt verildi
Ömer
One eternity later… teşekkür ederim, kendimde bu gücü bulursam bir de Naptha odaklı analiz gelebilir, namını okumadan duymuştum. :D