Okuduğum en iyi tarihi kitaplardan diyebilirim. Tarihi kitaplarda en sevdiğim format aslını değiştirmeden hikayeleştirilen bir anlatım. Hem okuması daha zevkli oluyor hem de daha kolay anlaşılıyor. Şimdiye kadar nasıl oldu da okumadım, diye sordum kendime. Bu da benim ayıbım olsun.
Dil çok akıcı, kalın bir kitap ama içine öyle bir alıyor ki okumayı bırakınca “ben ne ara bu kadar okudum” diye soruyorsunuz çünkü zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Okurken Herbir sahne gözümde canlanıyor. Bir yandan okuyor bir yandan da izliyor gibiydim. Bu beni aşırı memnun etti.
Alberti’nin günlüğünden anlınan notlar ve kendisinin anlatımı ile karşı karşıyayız. Osmanlı askeri yapısıyla bilhassa yeniçeriler ile ilgili detaylı güzel bilgiler içeriyor. Fatih’i anlatmasına ise diyecek yok. Gerçek bir sultan gerçek bir yönetici. Molla Gürani, Ak Şemseddin gibi büyüklerinin sözüne itibar etmesi, “ben” enaniyetinden sıyrılmış olması, istişare, kararlılık, azim, zeka.. ve alınan sonuç. Türkleri tarihten silmeyi beklerken tarihten silinen roma.. Bu sadece askeri üstünlükle olacak bir şey değildi. Burada iman vardı, burada kabiliyet vardı, anlayış, birlik ve beraberlik, hürmet, disiplin, ahlak, vicdan yani insanlık adına olması gereken her erdem vardı. Böyle bir ortamda zafer nasıl nasip olmasındı?
Çağ kapatıp çağ açan sultan!
Ebu’l Feth!
İlk günden bu güne Türk’ün gücünü bir kere daha tüm dünyaya gösteren koca sultan!
Ben çok beğendim , tavsiye ederim. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.