sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
İyi edebiyat nice terapiye bedel. Yeter ki edebiyata boş vaktimizi harcama amacıyla bakmayalım. Tolstoy'u empatiyle oku, kahramanına seyirci kalma, edilgen okur olma. İntihar eden Anna Karenina'nın yerinde olsam ne yapardım, ondan farklı neler hissedebilirdim? Peki, saçma bir tabir olsa da, aldatılmış kocası olsaydım? Adını da koyalım. Buyurun size edebiyatla terapi. Televizyonlarda o beş paralık dizilerde kendini kimsenin yerine koyamazsın. Karikatür gibi insanlar. Onlar olamazsın ama Anna Karenina olabilirsin. İyi edebiyatın gücü de bu.