Şeker portakalından tanıdığım yazarın bu kitabı Brezilya'da geçen sıcacık bir roman. Tüm coğrafyayı, iklimi ve kültürü çok net aktarmış. İçinde güçlü bir aşkın da bulunduğu kitapta; sefalet, adaletsizlik ve çaresizlik de var.
Charles Dickens’ın önemli eserlerinden olan ve kendisinin de “yazdığım en iyi hikaye” dediği İki Şehrin Hikâyesi başlarda biraz karışık geliyor. Hatta zaman zaman kopukluklar yaşadım kendisiyle. Fakat sonradan olay örgüsü hızlanıyor ve karakterleri, tarihi, kitapta anlatılan hisleri yaşıyorsunuz. İngiliz edebiyatının güçlü eserlerinden…
Uluslararası çok satan ve fazla dile çevrilen bu kitap; kapağında da yazdığı gibi ''Yılın En İyi Romanı''(2020) olmuş. Bu kitapta hayatı sorguluyorsunuz. Verilen kararların, seçilen hayatların bulunduğu fantastik bir roman . Altını defalarca çizmek istediğim cümleler vardı. Mutlaka okunmalı...
Yazar her kitabında olduğu gibi bunda da merak uyandırmış. Karakterler, yaşanan olaylar kitaba çok iyi sayılabilecek betimlemelerle aktarılmış. “Az ve öz” yazarın mottosu olmalı.
Yazar bu romana Paris'teki Greve meydanında gerçekleşen idama tanıklık etmesiyle başlıyor. Aslında roman Victor Hugo'nun başkaldırı güncesi olarak yorumlanıyor. İdam mahkumu bir adamın 6 haftalık güncesini okuyorsunuz. Her bir sayfasında umut, hüzün ve acı dolu. Sürükleyici bir romandı...