Pelin Erkan

Robert Burns; En iyi planları farelerin ve insanların ,sıkça ters gider.
9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2020 16:33
Ah Lennie...iyi kalplim,çocuk yüreklim...Ölmeyi haketmedin,kötü,hüzünlü bir sondu benim için.Georgenin lennie yi öldüreceğini asla tahmin etmemiştim.Georgeninde elinden başka türlüsü gelmezdi ama.George lennie için herşeyi yaptı, çabaladı, destek oldu, umut oldu,dost oldu.George lennieye daima destek oldu.Lennie yumuşak şeylerden hoşlanıyordu,kadifeden,tavşanlardan,köpeklerden,farelerden,ipeksi saçlardan.Bu takıntısına birde karşı koyamadığı güç eklenince ortaya felaket tablosu çıkıyordu.Lennie cok güçlüydü ve bu gücünü  hayvanlarda istemsizce kullanıyordu.Severken öldürmek! Herkes öldürür sevdiğini demiş Oscar wilde. Dostluğu,fedakarlığı anlatan güzel bir kitaptı.Ayriyetten yoksulluğu,işçileri,işçiler arasındaki diyalogları,sınıf ayrımını anlatan bir roman.Insan,umut ettikçe yaşar.George ve lenni hep umut ediyordu,kendi çiftlikleri olsun,kendi evleri,kendi sobaları,kendi hayvanları olsun..hayal ettikçe umutları artıyordu.Bu umutlarına Candyi bile ortak etmişlerdi. Kitapda ırkçılık,beyaz zenci ayrımına da değinmiş yazarımız.Aslında yazarımız kendi hayatından parçalar anlatmış.Kendiside zamanında ırgatlık yapmış.Hatta lennienin gerçek bir kişi olduğunu ve zamanında Lenniyle birlikte çalıştığını söylüyor .Lennienin gerçek hayatta bir kızı değil ustabaşını öldürdüğünü ve öldürme sebebininde arkadaşını işten çıkarttıkları için olduğunu dile getiriyor.Gerçeğin romana yansıması..Kitabı okuduktan sonra filminide izlemenizi tavsiye ederim.
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,8bin okunma
Reklam
İsmi olmayan çocuk kahraman
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 18:42
Cengiz Aytmatovun iyilik ve kötülüğü karşılaştırdığı,adalet duygusunu yansıtmaya çalıştığı, insan-doğa ikilemini anlattığı güzel bir eser.Kahramanımız 7-8 yaşlarında küçük bir çocuk.Annesi,babası tarafından terkedilmiş,dedesi ve üvey anneannesiyle beraber yaşamakta.Dedesinden başka kimsesi yok aslına bakarsanız dedesininde torunundan başka kimsesi yok.Romanda sadece dede ve çocuğun birbirlerine karşı sevgisi ve iyiliği var.Çocuk çok yalnız,dedesinden başka sığınağı yok.Yalnızlıktan ağaçlarla,dağlarla,kayalarla konuşuyor ve dedesinin aldığı okul çantasıyla.Birde dürbünü var tabi.Dürbünüyle Isık göldeki beyaz gemiyi izliyor. Beyaz gemide babasının olduğunu düşünüyor.Beyaz gemi demek baba demek,özgürlük demek.Bir gün balık olup beyaz gemiye yüzecegini düşünüyor. Çocuk dedesinin anlattığı masallar,destanlarla büyüyor. Maral Ana destanıyla. Marallara karşı büyük bir sevgi ve saygı duyuyor.Çünkü soylarının marallardan geldiğine inaniyor.Çocuk o kadar iyi yürekli ki etrafında olan kötülüklere,saygısızlıklara,adaletsizliklere tahammül edemiyor,elindende bir şey gelmiyor bu yüzden hep başı ağrıyor. Maral anaya habire dualar ediyor,bütün olumsuzlukları düzeltmesini istiyor.Mesela Bekey teyzesi için Maral anadan boynuzlarında bir beşik istiyor,bebeği olsun diye dua ediyor,bebeği olsunda Orozkul Bekey teyzeyi dövmesin. Orozkul bu romanın kötü karakteri,doğaya zarar veren,insanlara emirler veren,saygısız,terbiyesiz,karısına şevkat göstermeyen,Mümin dedeyi her fırsatta yerden yere vuran,içki içmeye doymayan,adaletsiz,bencil bir insan.Mümin dede romanın sonunda Orozkulun baskısıyla Maral anayı öldürüyor ve ziyafet çekiyorlar.Çocuk,dedesinin bunu yaptığına inanamıyor.Bu son olayla beraber çocuğun sığındığı son kaleside yıkılıyor,artık kimsesi kalmıyor. Balık olacağım ben,balık
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,5bin okunma
Simyacı
3/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Öncelikle herkes kitabı o kadar övüyordu ki bende alıp okumak istedim.İnsanlar o kadar övgüyle bahsediyorlardı ki kitap gözümde büyüdü. Kitabı okumaya başladığımda ilk düşündüğüm şey dilinin ne kadar basit ve ne kadar akıcı olduğuydu.Kahramanımızın adı Santiago.Santiago babasının kalıplarının dışına çıkarak özgür olmak istiyor. Kendi isteklerini,hayallerini gerçekleştirmek istiyor,farklı yerler görmek, keşfetmek,yeni insanlar tanımak istiyor.Bu doğrultuda başına bir sürü olay geliyor.Aslında bütün evren onun hayâli için çabalıyor(daha doğrusu rüyası için).Santiago elinde hep bir kitapla dolaşıyor fakat bu kitap hep yarım kalmış. Ne zaman kitabı açacak olsa yeni biriyle tanışacağını düşünüyor,kendine totem yapıyor.Kitap epey bir kurgusallık iceriyor,gerek karakterler olsun gerek rüzgarla,güneşle konuşulması gibi.Rüyasında gördüğü hazine için Mısıra gidiyor fakat hazine aradığı kadar uzakta değil.Aslında hazine ailesiyle yaşadığı ülkede.Bence Santiagonun en büyük hazinesi bulduğu aşktır.Bu zorlu yolculuk ona Fatımayı kazandırıyor.Hazineye ihtiyacı yok bence.Çünkü hazineyi arama yolculuğunda yeteri kadar para kazandı,bu parayla istediği kadar koyun alabilir.Sonuç olarak kendi isteklerini gerçekleştiriyor.Bu istekler uğruna başına gelen her şeye razı oluyor.Kendi kararları onun hayatına yön veriyor. Konusu takkeci İbrahim aga hikayesini andırıyor.(Rüyasında gördüğü altınları Bağdatta aramaya gidiyor fakat altınlar kendi evinin bodrum katında çıkıyor).
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma