Distopik bir romanın içindeymişiz gibi hissediyorum bazen. Bu kadarı da olmaz dediğimiz her şeyin bir bir oluşunu seyrederken. Daha da kötüsü hiçbir şeye şaşırmayacak kadar duyarsızlaşmaya başlamış olmak, kaynayan kurbağa misali…
Okumak, daha çocukken bile baş edemediğim duygulardan bir kaçış yoluydu. Gerçek dünyanın yüklerinden kurtulup bir kuş gibi hafiflediğim, ruhumu özgürleştiren bir sığınaktı. Zamanla kopmaz bir bağ oluştu aramızda. Dünyadaki kötülüklerden, insanların acımasızlıklarından, bencilliklerinden, kimsenin gerçekten birbirini sevmemesinden ve daha bir sürü şeyden zihnimi arındıran güven dolu limanım oldu.
Bir bulut olsam,
Sığmasam aleme,
Yağmur olup dolup taşsam,
Bereket olsam,
Ruhu cılız kalmış insanlığa...
Umut olsam
oluk oluk aksam,
Elleri gökyüzünde,
Biçare yüreğiyle
ruhu yorgun,
Küçük bir çocuğun
Kabul olan duası olsam...
Pelin D.E.