Ben de huzursuzluk kitabını okumuştum, o sıra mülteci meselesi çok gündemdeydi ve Sosyal Hizmet öğrencisi olduğum için iyi bir seçim olur diyerek aldım kitabı. Bazı kitaplara alışmak ve içine girmek biraz zaman alır fakat ben bu kitabı okurken resmen sinema salonunun kapısından ayakta film izliyor gibiydim, çok uzaktan asla net olmayan görüntüler gibiydi. Mekan tasviri, duygular o kadar belirsizdi ki kitabın sonunda ne oldu, verilmek istenen mesaj neydi anlayamadım bile. Acaba ben mi bir şeyler kaçırıyorum dedim ama herkes kitaplarını överken benim hiçbir şey hissetmemem benim hatam gibi düşünmüştüm. Ta ki senin Livaneli videonu izleyene kadar, oh be dedim sonunda benimle aynı düşünen biri.
Beni Livaneli konusunda en başta uyaran ablamdı keşke sözünü dinleseymişim 😂 gerçi hala uslanmadım Kardeşimin Hikayesi ve Serenad'ı çok merak ediyorum :')