Cumhur Reisi Atatürk'ün Yüksek Katına,
Türk ordusunu 'isyana teşvik' ettiğim 'iddiasıyla' on beş yıl ağır hapis cezası giydim. Şimdi de Türk donanmasını 'isyana teşvik etmekle' töhmetlendiriliyorum.
Türk inkılabına ve seni başına and ederim ki suçsuzum.
Askeri isyana teşvik etmedim.
Yurdumun ve inkılapçı senin karşında alnım aktır.
(...)
Seni bir an kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu 'inkılab askerini isyana teşvik ' damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.
Başvurabileceğim en inkılapçı baş sensin.
Kemalizmden ve senden adalet istiyorum.
Türk inkılabına ve senin başına and ederim ki suçsuzum
-Şimdi söyle bakalım Kâmran, gülbeşekeri beğendin mi?
-Beğendim.
-Sevdin mi?
-Sevdim.
-Bir daha söyle.
-Beğendim ve sevdim.
-Öyle değil Kâmran "Ben Gülbeşeker'i sevdim." de.
-Ben Gülbeşeker'i sevdim.
-Bir kere daha Kâmran, "Ben Gülbeşeker'i çok seviyorum," de.
-Ben Gülbeşeker'i çok seviyorum, senin istediğin kadar çok seviyorum.
Evet, kokusunun etkisindeyseler sevsinlerdi onu, kendilerinden biri olarak kabul etmekle kalmasınlardı,çıldırasıya,kendilerini feda edesiye sevsinlerdi, hayranlıklarından tir tir titresinler, hazdan haykırsınlar, ağlasınlar, Tanrı'nın soğuk tütsüsü altında yaptıkları gibi diz çöksünlerdi onun, Grenouille'un kokusu burunlarına gelir gelmez! Kokuların, tıpkı bir zamanlar hayalinde olduğu gibi, her şeye gücü yeten tanrısı olmak istiyordu, ama şimdi gerçek dünyada olmalıydı bu artık, gerçek insanlar üzerinde kurmalıydı egemenliğini
Of Canan! Sen benim halimi bilmiyor gibi söylüyorsun. Beni seviyorsan "Seni seviyorum" de. Ağzından bu sözün çıktığını kulağım işitsin. Bu söz beni ihya eder. Âlemde bana en lezzetli söz, bu sözdür.