İstanbul'un fethiyle ilgili halkın tahayyülünde yer bulmuş benzer kahramanlar olduğunu da unutmayalım. Cem Behar'ın titizlikle mercek altına aldığı Kasap İlyas Mahallesi ve Etyemez Semti'nin isim babaları buna güzel örnekler teşkil edebilir. Efsaneye göre, Osmanlı ordusunun kasapbaşı olan Kasap İlyas, fetihten sonra kendisine verilen bu metruk (Ar. "terk''den, t-r-k: metruk) ma-hale yerleşir ve burada bir cami yaptırmaya karar verir. Caminin inşaatı sırasında işçileri gözleyen Kasap İlyas, içlerinden birinin sahildeki gemilerden getirdiği taşları inşaat sahasına dökmeden geri götürdüğünü fark edince, yanına gidip bu garip davranışının nedenini sormadan edemez. Aldığı cevap şaşırtıcı olduğu kadar hayranlık uyandırıcıdır da. Abdestsiz olduğu için bir cami inşaatına katkıda bulunmaktan çekinen işçi, öte yandan da para aldığı bir iş için çalışmamayı ahlaki bulmadığından kendini yormakta, ancak taşları inşaat alanına bırakmamaktadır. Aldığı cevaptan çok etkilenen İlyas inşaatı durduracak ve önce caminin karşısına bir hamam yapılmasını emredecektir. 2009 yılında Bü-yükşehir Belediyesi Suriçi'ndeki tarihi mahalleleri kafasına göre birbirlerine ekleyip tarihi dokuyu hasara uğratana dek yüzyılları devirmenin gururuyla karşımıza çıkan Kasap İlyas Mahallesi işte bu cami ve hamam etrafında kurulacaktı.