Siyasi hegemonyaya dayanan yeniden dağıtımcı (İng. redistributive) dünya imparatorluklarının aksine, eşitsiz ekonomik ilişkiler üzerinde yükselen kapitalist dünya sisteminde, toplumsal sınıfarın üretim araçlarıyla ilişkisine dayanan iş bölümüne benzer bir bölüşüm; Wallerstein'in merkez (İng. core), yan-çevre (İng. semi-periphery) ve çevre (İng. periphery) adını verdiği üç ayrı ekonomik bölge arasında da gözlemlenmektedir. Bir bölgenin bu üç kategoriden hangisine denk geldiğini belirleyen, emeğin karşılığının nasıl verildiğidir. Yüksek katma değerli metalar üreten zengin merkez bölgelerde yasal sözleşmeli (İng. tenancy) veya maaşlı (İng. wage labor), kısacası kalifiye işçilik gözlemlenirken; payına pamuk, şeker, buğday, gümüş gibi kalifiye işçilik istemeyen hammaddeleri üretmek düşen çevre bölgelerde ise kölelik ve plantasyon işçiliği (İng. cash-crop labor) gibi düşük verimlilikli düzenlemeler göze çarpar.