Pergen Han

İnsan, artık başkasının kö­lesi olmuyor, lakin insanlık makinenin kölesi olmak için çılgın bir yarışmadadır. Eskinin şiir yazma meraklısı gençlerin yerinde otomobil kullanma hevesleri hüküm sürüyor. Bayram yerlerinde eğlenen henüz gençlik heye­canını yaşamamış çocukların hevesi, ağır bir demir küt­lesine intikal etmiş bulunuyor. Başları döndüren sürat aracını şimdi genç, yaşlı, kadın, erkek bu medeniyetin bütün şımarıkları, şımarık çocuklar gibi koşturup duru­yor ve berbat heveslerini alıyorlar. Hakikatta makina biz­den intikam alıyor. Topraktan çıkarılan demir arza mu­sallat olan hırslarımızdan böyle intikam alıyor. Makina ile maddenin yani iktisadi kuvvetin millet ruhuna saldırarak boğdukları bu devirde millet romantizmi geri gelmiyecek; milletimin kuruluşundaki romantik devir bu hayat sahnesi içinde bir daha gö­zükmeyecektir. Bütün dünyanın ve makina şampiyon­larının malları gözlerimizi boyadığı ve evlerimizin iç ay­dınlığını onlardan aldığımız müddetçe, millet kanını ik­tisadi işbölümü kurutuyor demektir. Millet marifi, ikti­sadi kuvvetin yanında zayıflamakta ve silahlarını, kökle­rinden kopup ayrılmış bir cemiyette, gönüllü olarak ikti­sadi tahakküme terketmektedir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nesli uçuruma doğru götüren bu yolları birer birer göz­den geçirelim : I - İlk işaretle harekete geçerken yaptıkları ahlak yeminini az zamanda unutup siyaset ve tedbir yolunu tuttular. Bir kısmı doğrudan doğruya siyasete atılarak orada ruhunu kurban verdi, verirken de "dava için" de­di. Bir kısmı da siyaseti, fikri ve içtimai çalışmalarına soktu. Fikirlerin müdafaasını yapacak olan gençlik kuru­luşları, politika yuvaları haline geldi. Buralarda siyasi bo­ğuşmalar yapıldı. Kendilerini ruhen ve milliyetçi bilen teşekküller bile politika oyunlarının muvaffakiyet sahne­si oldu. Bu yolda bir müddet yürüyüp ilerleyen zümrele­rin kafasında ahlak muvaffakiyetsizliğin, siyaset muvaf­fakiyetİn yolu olarak tanındı. Siyasette ona hizmet moda oldu. Farkında olmadan ahlak öylesine yere vuruldu ki, ahlak telkin edicilerin bile ahlaksızlığına hörmet duyu­luyor. Bugün neslin gözünde siyaset en büyük değeri ta­şımaktadır, kurtuluşun sanki tek yolu odur. Çünkü mu­vaffakiyete onunla ulaşılır. Ahlak, sonradan onun üzeri­ ne sürülebilen bir ciladır. II - Yaratıcılığın yerini taklitçiliğin tutmuş olması III - Daha evvelki nesillerin yersiz ve kolay harca­yıp tükettiği iman ve ümidi bırakarak kendi zaaflarını kabul ettiler. Taklidi doğuran aşağılık karmaşısı, ona hak verdirmek için hasta ruhların her nefesinde, "biz şöyle­yiz, biz böyleyiz; bizde ne var ki? Biz zaten adam olma­yız" dedirtti ve bundan bir yükseliş hamlesi de çıkarta­madı. IV - Hayat mücadelesinde olduğu gibi fikir müca­delesinde de düşmana karşı koyarken düşmamn silahla­rını kullandılar V - Kendi iradesini kendi eliyle çürüten nesillerde kurtarıcı bir şef ihtiyacı kendini gösterdi. Şefleri büyük sürünün önünde değil, her bi­rimizin iradesinin ta içinde arayalım. Şefimiz aşkımızdır. Onu kalbimizde alkışlıyalım. Bütün bir
Sayfa 19·Kitabı okudu
Eflatun akademisinin kapısında, «geometri bilmeyen buradan gire­mez» levhası vardı. Yirminci asır mektebinin kapısına, «fel­sefesi olmayan milletin mektebi olmaz» cümlesini yazmak gerektir.
Sayfa 9·Kitabı okudu

Pergen Han

, bir kitap okudu
Puan vermedi·512 syf.·
169 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 21:11
·
2025 2. kitabı
Sinisa Malesevic
8.7/10 · 32 okunma
Tüm örgütlü şiddet, üç uzun vadeli tarihsel sürecin varlığını gerektirmektedir: (a) Zor kullanımının birikerek bürokratikleşmesi; (b) mer­kezkaç ideolojikleşme ve (c) mikro dayanışma.
Sayfa 396·Kitabı okudu