Gecem aydınlıksa zihnimde,
Hale hale de değil, hani öğle güneşi vurur ya,
Öyle keskin, öyle yoğun, öyle sıcak,
Sımsıcak...
Kış soğuğunda üşümüyorsa aklım,
Fikir gibi, icat gibi, devrim gibi,
Sen gibi...
Varlığının yasası almışsa fizik kurallarımı,
Dengem bozulmuşsa, değişmişse pusulam,
Açılmışsa kalbimin tüm kapıları;
Öyle paslı, öyle sesli ve gıcırtılı,
Ama varlığınla yoğun, varlığınla keskin, varlığınla sımsıcak...
Varlığınla var olmuşçasına...
Sen...
"Sen" derken bile içi titrer olmuş,
Hayali ile kâinata açılan bu gözlerin,
Sensin sebebi!
Sensin suçlusu!
Senin sayende!
Karanlığa da yer yok artık!
Güneşi gördüm,
Ay ile yetinemem.
Sarı sarı sevmeler,
Bilmediğim bir evren,
Adım atmakta tereddüt etmeden,
Seni gördüm...
Sevmeden rahat edemem.